Hava Durumu

Kredi kartından savunma payı

Yazının Giriş Tarihi: 17.10.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.10.2024 16:03

Kamuoyu baskısı hemen hemen her alanda alınan kararları etkiliyor. Bunun son örneği gelen tepkiler üzerine limiti 100 bin TL üzerinde olan kredi kartlarından yıllık 750 TL milli savunma payı alınması tasarısı oldu. Kabinenin en kuvvetli bakanı olan Hazine Bakanı Mehmet Şimşek aldığı önlemlerle ekonomik gidişatı düzeltmek için mücadele etse de, gelir açısından toplumun tabanına ek mali yük getirecek tasarılarla tepki çekiyor. Ülkemizin kanayan bir yarası olan bürokratların halktan ve güncel hayattan kopukluğu bu zihni sinir vergi tasarılarında kendisini gösteriyor. Türk devlet yapısında bürokrasi eski tabirle kalemiye hükümetlerin hızlı karar almasına engel olagelmiştir.

İKTİDAR KALEMİYE ÇEKİŞMESİ

Çok partili demokrasimizde iktidarların da en büyük frenleyicisi kalemiye sınıfı olmuştur. Bu durumla 23 yıllık bir iktidar olmasına rağmen AK Parti hükümetleri de başa çıkamadı diyebiliriz. Bu anlamsız tasarıda kişisel görüşüm bakanlık bürokratlarının garipliklerinden birisidir. Şimşek'in çok düşük matrahı olan kuyumcu, doktor ve avukatlara yönelik açıklamalarını çok daha anlamlı buluyorum.

REVİZYON BEKLENTİSİ

Mehmet Şimşek için kabinenin en güçlü ismi demişken, köklü bir kabine revizyonu yapılacağına dair yorumlar arttı. Bu bir beklentiden mi ötürü mü yoksa Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli'nin tasarrufunda mı olacağı henüz netleşmedi. Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın revizyon söylentileri karşısında direnç gösterdiği ve 'basın istiyor diye değişiklik yapmam' tarzında çıkışlar yaptığını biliyoruz. Revizyon olursa hangi isimlerin kabineye gireceği ya da geri döneceğiyle ilgili isim vermek mümkün olmasa da Hazine Bakanı Mehmet Şimşek başta olmak üzere Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın kabinede devam edeceğini ön görmek çok kolay. Kabine değişikliği olursa beni en çok ilgilendiren konu Cumhurbaşkanı yardımcılıklarında yapılacak tercihler olacaktır. Kabine değişikliği Erdoğan sonrası düzen için de bizlere tüyo verecektir.

XXXXXXXXXXX

GİDENLERİN ARDINDAN

Bu ay içinde Bursa basın camiası iki kayıpla sarsıldı. Recep Güven ve Ünal Özbay'ı ebediyete uğurladık. Her ikisi de harika insanlardı. Biz sevenleri ve ailesine sabırlar, rahmetli arkadaşlarımıza da Allah rahmet eylesin. Vefat edenin ardından bir kaç anı anlatmak ve güzel sözler sarf etmek adettendir. Recep Güven (abi) ile AK Parti Bursa İl Başkanlığı'nda çalıştığı zamanlarda tanışmıştık. Politik gerginliklerin yaşandığı dönemlerde de, seçim arifesinde aday listeleri belirleme dönemlerinde de duruşunu hiç bozmadı. Sonrasında adım attığı anket dünyasında, noktasına kadar oranları tahmin etmesiyle ün saldı. Aslında tahmin dememek gerekli. Yaptığı bilime dayalı çalışmalar doğru oranı yakalamasını sağlıyordu. Ancak son yerel seçimlerde çok ciddi şekilde yıpratıldı. Basın ve politika mahfillerinde (çevrelerinde) Güven'e yapılan baskı ve haksızlık bilinen bir gerçek. Birçok projesi ve hayali olan, bunları anlatırken de müthiş bir heyecan ve enerji ortaya koyan birisiydi. Ani beyin kanamasıyla başlayan süreç kendisini bizlerden aldı.

BASININ BEYEFENDİSİ ÜNAL

Bizleri yıpratan ikinci vefat da aynı jenerasyon da olduğumuz Ünal Özbay oldu. Kendisiyle 2003 yılından bu yana tanışırdık. Tek kelimeyle özetlemek gerekirse, 'beyefendi' kelimesi en çok sevgili arkadaşım Ünal'a yaraşırdı. Magazin basınının olduğu kadar tüm basın ve Bursa cemiyetinin sevdiği bir isimdi. Yakalandığı amansız hastalıkla, ciddi bir mücadeleye girişti. Gülümseyen yüzüyle hatıralarımızda her zaman yaşayacaktır. Her iki isim de kapanmaz boşluklar yaratarak öte aleme göç etti. Bizlerin varsa hakları onlara helal olsun. Bu kubbede hoş bir seda bırakmayı başardılar.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.