Hava Durumu

Muhasebecilere ‘Bir Şeyhler’ olmuş

Yazının Giriş Tarihi: 06.06.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.06.2026 00:07

Herkesin bildiği ve ötesinde ilgilendiği konular oldukça sınırlı.

Birincisi CHP Mutlak Butlan ve ikincisi de tuttuğumuz takımın transfer haberleri.

Bu gündeme kısa bir molayı önceki gün Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Tiyatro Kulübü’nün sahnelediği ‘Bana Bir Şeyhler Oluyor’ oyunu ile verdik.

Sahnede harika bir performans vardı.

Ben çoğunun profesyonel oyuncu olduğunu sanmıştım.

Meğer hepsi odaya üyesi, meslek mensuplarıymış.

Şaka bir yana ortaya koydukları performans amatörün ötesindeydi. Muhasebeciler tiyatronun matematiğini de çözmüş!

***

Gazeteci olarak her zaman üst düzeyde saygıyla karşılandığımız ve kendimizi rahat hissettiğimiz kurumların listesi yapılsa BSMMMO ilk üçe girer.

Önceki gece de bu durum böyleydi.

Odada başkanlar değişiyor ama bu durum her zaman geçerliliğini koruyor. Kurumda görev yapan basın sorumlusu arkadaşımız Sinem Karabulut’a yeri gelmişken teşekkür ederim.

Oyuna geri dönmek gerekirse: Yılmaz Erdoğan’ın kaleme aldığı Bana Bir Şeyhler Oluyor oyunu; sıradan bir hayat süren Hilmi Duran’ın tanrı tarafından kendisine verilen ‘anlatma’ göreviyle trajikomik uyanışı ve içsel dönüşümü ele alıyor. Oyunun yönetmenliğini Bursa Devlet Tiyatrosu oyuncularından Erdem Erdoğan üstlenmiş. Normalde oyuncuların isimlerini bir haber metninde olduğu gibi uzun uzun yazmak adetim değildir ama oyuncular yüksek performanslarıyla isimlerinin anılmasını hak ettiler:

Ayhan Karaşin, Ayşen Arslan, Celalettin Çoban, Ebru Gazioğlu, Emrah Toska, Erdal Arslan, Erhan Çabak, Gizem Kızıldemir, İlkay Çetinkaya, İlknur Arslan, Meltem Cemile Yılmaz, Mesut Serhat Yurdaor, Murat Fırat, Mustafa Tufan Çabak, Nazan Öztürk, Nilüfer Onay, Rahime Büşra Çiftçi, Seyit Ali Eryılmaz ve Şeyma Ataseven.

POLİTİKADAN ÇOK POETİKA

Yoğun gündem hepimizi yoruyor ve bıktırıyor.

Ülkedeki değişimler kapımızda olan bilişim devriminin korkutuculuğu ama bir o kadar da kesin olması endişelerimizi körüklüyor. Tabii bu endişeler hayat pahalılığı ile mücadele eden yoğun halk tabakaları için lüks endişeler arasında. Milyonlar hayatta kalma mücadelesi içerisinde.

Bu ortam da üstelik kendi ana konuları olmamasına rağmen kültürel ve sanatsal işlere de vakit ayırabilmek, emek harcamak oldukça değerli.

Politika her dönem önemli gibi dursa da asıl olan poetika olmuştur.

Sahnede ter döken oyuncular iki saatliğine izleyenlere gündem dışı, politika dışı poetik zamanlar geçirttiler.

*****************************************************************

EVET, 2 ARTI 2 DÖRT EDİYOR

Dünya Çevre Günü yaklaşırken Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin düzenlediği Çevre Gecesi’ne katıldık.

Şube Başkanı Mehmet Şen, mesleki alanları içerisinde yeşil dönüşümün ve dolayısıyla bilişim devriminin de olduğuna vurgu yaptı.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, bilişim devriminin 17’nci Yüzyıl Buhar Devrimi’nden çok daha köklü olacağını aktardı. Bu geceden bir gün önce BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu da çok spesifik şekilde olanları ve olacakları anlattı.

Bu konuda tüm paydaşlar en doğruyu söylüyor.

Evet, iki artı iki dört ediyor. Herkesten bunun teyidini aldık.

Ancak kişisel olarak (böyle diyeyim de genel kanının böyle olduğunu söyleyerek, öyleydi-değildi tartışmalarına girmeyelim) gelmekte olan tehlikenin önüne geçebileceğimize inanmıyorum!

Teknolojik devrim yapanla ıskalayan arasında kapanmaz bir uçurum açacak ama Türkiye ve özelinde Bursa olarak bu devrimin inşaatçılarından ziyade kullanıcıları müşterilerinden öteye geçemeyeceğiz.

Çünkü konunun bir tarafının paydaşı olan iş alemi konunun önemini bilse ve uyarsa bile yapabilecekleri sınırlı.

Şu da var: En azından iş dünyası konunun farkında!

SİYASET SES VERMELİ

Konunun diğer paydaşı olan devlet ve iktidar tehlikenin farkında mı?

Devlet mekanizmamızı bir tarafa bırakırsak:

Kısır bir kayıkçı kavgası içerisinde olan siyaset erkleri yakın gelecekte büyük bir değişim dalgasında olduğumuzu biliyorlar mı?

Depremle özdeşleşmiş bir cümle vardı: “Sesim geliyor mu?”

Bu konuda siyaset adeta kısır mücadele depreminde enkaz altında kalmış da iş dünyası arama kurtarma ekibi üyesi gibi siyasetçilere bağırıyor: ‘Sesimi duyan var mı?”

Günlük ya da kısa periyot siyasi çekişmeler gelip geçer.

Cem Sultan Bayezid savaşı Kubbealtı vezirleri, Enver-Mustafa Kemal rekabeti daha birçok rekabet geride kaldı.

Maksat buhar devrimini ıskaladık; bu devrimi pas geçmeyelim…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.