Gerçek hayatla matematik zaman zaman birbirleriyle uyuşmuyor.
Bir yerde mutlak olan değer gerçekte aynı sonucu vermiyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultayı davası sonuçlandı ve ‘Mutlak Butlan’ kararı geldi.
En başından söylemeliyim ki bu kararı olumlu karşılayan bir AK Partili varsa (kendi partisi adına) onları siyasi süreçleri okuyamıyor olarak sınıflandırabilirsiniz.
Karar alınmadan aylar öncesindeki fikrimi sürdürüyorum.
CHP’ye gelecek bir Mutlak Butlan kararı Özgür Özel’e yarar. Özel, her ne kadar ilk açıklamalarında yeni bir parti kurma düşüncesinde olmadığını beyan etse de işin sonunda Özel’in seçimlere yakasında CHP rozeti olmadan gireceğini düşünüyorum.
CHP’nin geçmişten bugüne birçok handikabı taşımak zorunda olduğu bavulu vardı.
Özel ve ekibi karar sonrası CHP içerisinde her türlü mücadeleyi vererek sonrasında başka bir kurumsal kimlik altında seçimlere girerse CHP’nin tarihten gelen bazı arızalarını da taşımadan daha iyi bir sonuç alabileceğini düşünüyorum.
CHP çatısı ve kodları altında ne kadar isterse istesin merkeze yürüyüşü seçmen gözünde kayda değer olarak yapabilse de iktidarı getirecek kadar yapamıyordu.
Tarih denen de bir şey var…
AK PARTİ’NİN MERKEZLE İLİŞKİSİ
İşin AK Parti için olumlu görünmesi bir yana pratikte yarar sağlayabileceği mevhumu başka bir yana.
Bugünün heybetli ve gövdeli siyasileri haline gelen AK Parti üst kademesi, kabul etmekte istekli olmasa da AK Parti kuruluş kodlarıyla Erbakancı-Milli Görüşçü bir alanı hedefleyerek kurulmadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 öncesi merkez sağda yaşanan boşluğu çok iyi görmesiyle merkez sağ bir parti olarak halkın karşısına çıktı, uyguladığı merkez politikalarla gücünü pekiştirdi ve merkezden uzaklaştığı ölçüde de oylarında düşüş yaşadı.
İlk zamanlarda popüler tartışması oylar kalıcı mı emanet mi konusu aradan geçen çeyrek asırda da hâlâ canlılığını sürdüren bir tartışmadır.
Ve kabul edilmek istenmese de AK Parti’nin merkezden ve merkezin sağından aldığı oylar hâlâ ve hâlâ emanettir.
Erdoğan’ın en büyük becerilerinden birisi de kendi yol arkadaşlarının milli görüşçü hezeyanlarını belli bir ölçü içinde tutabilmesi oldu.
Tabii gelinen noktada AK Parti tepe noktasında milli görüşçülerin kati üstünlüğü olduğu için bunun parti içerisinde kabulü kabil olmasa da durum böyle sürmeye yani AK Parti’nin iktidar serüveni merkezle olan yakınlığı ve uzaklığı ile ölçümlenmektedir.
Mutlak Butlan kararı işte bu paradigmanın başka bir kurumsal kimlik altında oluşturulabilmesine yol açacak bir süreci tetiklemiş olabilir.
Özel ve ekibi merkeze yürüyen bir siyasi dili artık çok daha rahat ve tarih kelepçesi ellerini bağlamadan dillendirebilirler. Bu açıdan ilk dediğim gibi nerede bir AK Partili varsa ve bu kararı kendi partileri açısından olumlu olarak yorumluyorsa o kişiden koşarak uzaklaşın.
AK Parti ülkeye geride kalan çeyrek asırda birçok önemli hizmeti yapmış bir parti.
Ülkemizin selameti açısından AK Parti’nin kuruluşundaki merkez kodlarına geri dönerek, dünyanın içinden geçtiği çok kritik günlerde yine sorumluluk alması.
Merkezden uzaklaşan bir AK Parti, süreçler ne kadar lehine olursa olsun iktidarda kalamayacağını bilerek hareket etmelidir.
Oylarda gözlemlenen düşüş özellikle kadro tercihlerinde yerlinin de yerlisi olsun anlayışını hâkim kıldığı için partinin merkezle ve yoğun seçmen kitlesi ile olan iletişimi sekteye uğradı.
CHP’DE FETRET DEVRİ
Karar hiç şüphesiz ki CHP içerisinde büyük bir karışıklığa sebep olacak.
Konuyla ilgili olarak en kritik açıklamalardan birisi Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi.
Konuyla ilgili açıklamasında Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'in CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmaları çağrısında bulundu. Bahçeli: “Kılıçdaroğlu, 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar gereksizdir. Feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket edilmeli, bu aşamada tek yol uzlaşmak" dedi.
Bahçeli olması gerekenleri kısaca özetlemiş ancak Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı ilk açıklamada: "CHP'yi kuruluşundaki kodlara kavuşturacağız. Partiye çok eleştiri gelmiştir. Ama partinin ahlaki değerleriyle ilgili hiçbir eleştiri gelmemişti, şimdi geliyor. Bunları düzeltmemiz gerekiyor" dedi. Uzun bir tarihe sahip olan CHP’nin 50’lili yıllarda başına gelen ‘tahkikat Komisyonları’ benzeri zorlu bir sürecin içine girdiğini görüyorum. CHP’de kimin genel başkan olduğu kimin gücü eline alacağının belli olmadığı bir fetret devri başlıyor.
Olay hâlâ sıcaklığını korurken AK Parti’nin baskın bir erken genel seçime gideceğine dair iddialar da kulaklara üflenmeye başladı.
Bunu olası görmüyorum!
ÖZGÜR ÖZEL NASIL BİR YOL HARİTASI BELİRLER
Özgür Özel’in: “CHP'yi kimin yöneteceğine CHP'liler karar verene kadar gitmiyorum” açıklamasını CHP içerisinde mücadele edeceğine ve olası bir kurultay kaybından sonra başka bir kurumsal kimlikle yoluna devam edeceği şeklinde yorumluyorum.
Geçmişten örnekler vermek gerekirse Fazilet Partisi kongresinde yenilikçi hareketin kongreyi kazanamaması sonrası yollarına AK Parti’yi kurarak devam etmelerini, 4’lü takrir sonrası Adnan Menderes, Refik Koraltan, Fuat Köprülü ve Celal Bayar’ın Demokrat Parti’yi kurmasını örnek verebiliriz.
Özgür Özel’in bunlara benzer bir yol izleyeceğini öngörüyorum.
CHP neden iktidar olamıyor adlı bir kitap yazılsa oldukça kalın olurdu. Kuruluşundan bir süre sonra jakoben ağırlıklı bir parti olması, alt yapı hizmetlerine önem vermemesi, Atatürk’ü bir oy devşirme figürü olarak görmesi, Kılıçdaroğlu sonrası mezhepçi bir tutumu hâkim kılması, geçmişte darbelere olan açık ya da el altından verdiği destekler ve daha saymakla bitmeyen birçok etmen.
SEÇİMLER NE OLUR
Geçmişte sağ partiler Demokrat Parti’nin merkez sol seçmende olan antipatisine yakalanmamak için hiçbir zaman tekrar Demokrat Parti ismini kullanmadı.
Özgür Özel’in önünde geçmişin tüm bu bagajlarından kurtulma olanağı Mutlak Butlan kararı ile eline geçmiş bulunuyor.
CHP antipatisi taşıyan kitlelere açılmak için Özel’in elinde bir alan olduğunu düşünüyorum.
Bu karar birçok zorluğu getirdiği gibi birçok fırsatı da sağlıyor. Özel ve ekibine yeni bir sayfa açma fırsatı, AK Parti ve Erdoğan’a yeniden merkeze yürüme şansı.
Erken seçim olasılığına yüzde yüz desek abartmamış oluruz.
Uzun süredir AK Parti ve CHP’nin oyları yüzdeleri değişse de birbirine yakın gidiyordu.
CHP seçime Kılıçdaroğlu ile girerse oylarında önemli bir düşüşle karşılaşacak gibi duruyor. Özgür Özel Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olduğu bir ortamda CHP ile seçime girmeyeceğini düşünüyorum.
Yeni bir parti ile girmesi kuvvetle muhtemel.
Sonucu belirlemede kritik bir öneme sahip olan ve bu önemlerini iyi de pazarlık yaparak mecliste koltuğa çeviren küçük partilerin bu defa böyle bir kozlarının olmayacağını varsayıyorum zira gelecek seçimlerde Milliyetçi-Türkçü partiler bir araya gelerek bir blok olarak seçim sonuçlarını direkt şekilde etkileyecek gibi görünüyorlar.
Merkeze yürümüş Özgür Özel’le merkeze dönüş yapan AK Parti’nin rekabeti ülkemize fayda sağlar sonucu da milliyetçi oylar belirler!