Kadınların anlatacak çok şeyi var… Zincirlerini bir koparsalar, yıllarca biriktirdiklerini bir haykırışta dökecekler ortaya… Sanat, toplumun sıkıştırdığı, belli kalıplara sokarak sesini kıstığı bireylerin sesini duyurmaya yarayan çok kıymetli bir araç.
2024’te faaliyete başlayan Aspera Sahne de, bu süre zarfında birbirinden değerli oyunları ile toplumun belirli gruplarına ses olmaya devam ediyor.
Aspera Sahne ekibi, çarşamba günü, prömiyerini yaptığını ‘Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin’ ile kadınları taşıdı sahneye…
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, yönetmenliğini Eray Soykan'ın üstlendiği oyunda, üç kuşak kadının direnişini Aslı İşinibilir, Bilge Filizoğlu, Eda Çelik canlandırıyor.
Yoğun bir katılımın olduğu prömiyerde ekip, büyük alkış aldı.

İstanbul… Bir zamanlar ‘taşı toprağı altın’ ile bilinen o kadim şehir…
Oyunun girişi şu sözlerle açılıyor:
“Her yeri deniz olup da bu kadar az yosun kokusu olan başka bir şehir var mı acaba? Bu kadar köprü olup da kimsenin birbirine ulaşamadığı başka bir şehir. Bu kadar çok insanın olup da her yerin bomboş olduğu...”
Bir tezatlık ancak böyle güzel anlatılabilirdi.
Bu kadar kalabalık ama bir o kadar da yalnızlığın hakim olduğu şehirde, üç kuşak kadının üç ayrı hikayesi… Anneanne, anne ve kızının iç sesleri, onlara biçilen roller ve var olma mücadeleleri…
Annenin kaderini yaşamamak adına gösterilen direniş gerçekten bir şeyleri değiştirebilir mi?
Oyunda, kadının kendini anlatırken sık sık ‘… demedim tabi’yi duyuyoruz… “Demedim, diyemedim…” Kaç kadın bu susturulmuşluğu kim bilir kaç kez yaşadı hayatında…
Namusun, becerinin (ev içinde!), anneliğin, güzelliğin taşıyıcısı: KADIN!
Çocuk ürettiğinde alkışlanan, fikir ürettiğinde ötelenen kişi: KADIN!
Toplum içinde var olmaya, kendi gücünü ortaya koymaya çalıştığında erkekte tehlike çanlarını çaldıran (!) kişi: KADIN!
Yıllardır kadına biçilen bu rolleri yıkabilmenin en güçlü mücadele aracısıdır sanat.

‘Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin’ ekibi de tiyatro sahnesinde bunun emeğini ortaya koymuş.
Eray Soykan başta olmak üzere tüm ekibi yürekten tebrik ediyorum.
Muhteşem bir canlandırma, muhteşem bir performans…
“Demedim tabi”lerin yerini, “Söyledim, çünkü benim de söyleyeceklerim var…” cümlesinin aldığı günlere…