Hava Durumu

Gıda güvenliği lüks değildir…

Yazının Giriş Tarihi: 11.09.2026 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 00:05

Markete giriyoruz, ürünün son kullanma tarihine bakıyoruz.

Etiketini okuyoruz. Fiyatını karşılaştırıyoruz.

Ama iş, sokakta ayaküstü yediğimiz bir yiyeceğe geldiğinde çoğu zaman bunların hiçbirini yapamıyoruz.

Çünkü önümüzde ne doğru dürüst bir etiket var, ne üretim koşullarını biliyoruz, ne kullanılan yağın kaç kez kızartıldığından haberdarız, ne de o yiyeceğin hangi şartlarda hazırlandığını…

İşte asıl tehlike de burada başlıyor.

Bugün özellikle “merdiven altı” diye tabir edilen, derme çatma, hijyen şartları belirsiz, ayaküstü atıştırmalık hazırlayan işletmeler konusunda vatandaşlarımızın daha dikkatli olması gerekiyor.

Elbette bütün küçük işletmeleri aynı kefeye koyamayız. Ekmeğini dürüstçe kazanan, temizliğine dikkat eden, kurallara uyan esnafımız var ve onlar başımızın tacıdır.

Ama kayıt dışı çalışan, denetimden uzak, sağlığı hiçe sayan işletmelere de göz yumulmamalıdır.

Çünkü konu sadece bir sandviç, bir hamburger, bir tatlı ya da bir döner meselesi değildir.

Konu insan sağlığıdır.

İnsanımızın cebinden verdiği paranın karşılığında güvenli gıda alma hakkı vardır.

Hiç bir vatandaşımız, “Acaba bunu yersem rahatsız olur muyum?” diye düşünmek zorunda kalmamalıdır.

Gıda güvenliği, devletin asli görevlerinden biridir.

Belediyelerden Tarım ve Orman Bakanlığı’na, zabıtadan ilgili denetim birimlerine kadar herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.

Denetim sadece şikâyet geldiğinde yapılan bir görev değildir, zaten öyle olamaz da!

Bir işletmeyi bugün denetleyip yarın unutmak da çözüm değildir.

Düzenli, habersiz ve etkin kontrol şarttır.

Kurala uyan esnafı koruyacaksınız. Halkın sağlığıyla oynayanın da gözünün yaşına bakmayacaksınız.

Cezalar da caydırıcı olmalıdır.

Öyle bir yaptırım uygulanmalı ki, “Yakalanırsam bir şekilde kurtulurum” anlayışı ortadan kalksın.

Sağlıksız koşullarda üretim yapan, bozuk veya uygunsuz ürün kullanan, halkın sağlığını tehlikeye atan işletme bunun bedelini tabi ki ağır biçimde ödemelidir.

Ama burada bir başka görev de vatandaşın kendisine düşüyor.

Ucuz diye, görüntüsü güzel diye, kalabalık diye her yerden alışveriş yapmayalım.

İşyerinin temizliğine bakalım. Çalışanların kişisel hijyenine dikkat edelim.

Açıkta ve uygun olmayan koşullarda bekletilen yiyeceklerden uzak duralım. Şüphelendiğimiz durumda da ilgili kurumlara bildirmekten çekinmeyelim.

Çünkü sessiz kalırsak sorun büyür.

Bugün bir başkasının yaşadığı gıda zehirlenmesi, yarın bizim kapımızı çalabilir.

Doğrusu şu: Devlet denetleyecek, esnaf kurala uyacak, vatandaş da bilinçli olacak.

Gıda güvenliği lüks değildir. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmak herkesin hakkıdır.

Kimse de kusura bakmasın; Soframıza gelen lokmanın hesabını artık sormanın zamanı geldi.

Çünkü insanın en temel hakkı; ne yediğini bilmek ve sağlıklı gıda yediğinden emin olmaktır…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.