Hava Durumu

‘Makul kâr ve tavan fiyat’ uygulaması şart…

Yazının Giriş Tarihi: 15.06.2026 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 00:05

Son günlerde beyaz et sektöründe yaşananlar yeniden aynı tartışmayı gündeme getirdi…

Devlet fiyatlara müdahale etmeli mi, etmemeli mi?

Yıllardır bize anlatılan hikâye belli. Serbest piyasa her şeyi çözer, fiyatlar arz ve talep dengesine göre oluşur, devlet mümkün olduğunca geri planda kalmalıdır.

Ancak Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı ekonomik gerçeklik, bu teorilerin toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı hayatla örtüşmediğini gösteriyor.

***

Bugün vatandaşın en temel ihtiyacı olan gıda ürünlerinde fiyatlar sürekli yükseliyor. Kırmızı et artık milyonlarca insan için ulaşılması zor bir ürün haline geldi.

Süt, yumurta, peynir, tavuk eti, sebze ve meyve fiyatları da enflasyonun etkisiyle her ay yeniden belirleniyor. Gelirler aynı hızda artmazken, temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşıyor.

Bu noktada sorulması gereken soru şudur…

Devletin görevi yalnızca piyasayı seyretmek midir, yoksa vatandaşın temel yaşam hakkını korumak da devletin asli sorumluluklarından biri midir?

Elbette hiçbir ekonomik sistem tamamen serbest değildir. Dünyanın gelişmiş ekonomilerinde bile enerji, ilaç, kira, ulaşım ve tarım ürünleri gibi stratejik alanlarda çeşitli fiyat düzenlemeleri uygulanmaktadır. Çünkü devletler bilir ki temel ihtiyaç maddeleri yalnızca ticari bir meta değildir; aynı zamanda toplumsal huzurun ve sosyal adaletin de temelidir.

Bu nedenle özellikle gıda sektöründe makul kâr oranlarını esas alan bir “tavan fiyat” uygulaması ciddi şekilde tartışılmalıdır.

Burada amaç üreticiyi cezalandırmak ya da yatırımcıyı kaçırmak değildir. Amaç, üreticinin maliyetlerini ve makul kârını korurken tüketicinin de fahiş fiyat artışları altında ezilmesini önlemektir.

***

Bugün birçok vatandaş maaşının önemli bölümünü yalnızca gıda harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor. Enflasyon beklentileri, kur hareketleri, küresel piyasa gelişmeleri ve fırsatçı fiyatlandırmalar birbirini besleyerek fiyatların sürekli yukarı yönlü hareket etmesine neden oluyor. Sonuçta kaybeden her zaman sabit gelirli vatandaş oluyor.

Temel ihtiyaç ürünlerinde uygulanacak şeffaf ve bilimsel bir tavan fiyat sistemi, hem tüketiciyi koruyabilir hem de piyasaya öngörülebilirlik kazandırabilir. Üretici ne kadar kazanacağını bilir, tüketici ne kadar ödeyeceğini bilir, devlet ise sürekli operasyon yapmak ya da piyasa aktörleriyle çatışmak zorunda kalmaz.

Asıl mesele polisiye önlemlerle fiyat düşürmeye çalışmak değil, fiyatların makul sınırlar içinde kalmasını sağlayacak kurumsal mekanizmaları oluşturmaktır.

Türkiye’nin ihtiyacı aslında budur…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.