Adalet Bakanlığı’nın kadına şiddet ile ilgili 2025 istatistikleri tablonun gittikçe ürkütücü boyuta yükseldiğini gösteriyor. Kâğıt üzerindeki rakamların her biri aslında bir hayat, bir korku, bir yardım çığlığı gibi.
Son 9 yılda verilen 6284 tedbir kararları, önceki yıllara göre tam 5 kat artmış görünüyor. Bu ilk bakışta “devlet daha çok önlem alıyor” gibi görünse de, aslında kadına şiddet de aynı hızla büyüyor. Örneğin, 2025’te tam tamına 1 milyon 47 bin kişiye önleyici tedbir uygulanmış.
Bu az bir sayı değil, neredeyse her mahallede bir sorun yaşanıyor. Üstelik bu kararların yüzde 83’ü uzaklaştırma. Yani en çok başvurulan yöntem hâlâ “yaklaşma, konuşma, uzak dur” anlamına geliyor.
Demek ki kadınlar için tehdit hâlâ çok yakın ve gerçek.
Bu arada yaşanan bu şiddet olaylarında, 3 bin 414 kişi için silah teslimi kararı verilmiş.
Bu bile tehlikenin boyutunu anlatmaya yetiyor. Koruyucu tedbirlerde de tablo çok düşündürücü. Bu konuda da 22 bin 618 karar alınmış ve bunların da çoğu kadınlar için.
Yayınlanan verilerde dikkat çeken diğer rakamlara da değineyim:
11 bin 541 kişinin kimliği gizlenmiş. 1641 kişiye barınma sağlanmış. 297 kişi için kreş desteği verilmiş. 1526 kişi de geçici koruma altına alınmış. Bütün bunlar kadına şiddet sorununun ne kadar büyüdüğünün açık göstergesi.
Bir ülkede şiddet bu denli istatistiğe giriyorsa, zaten geç kalınmış demektir. O nedenle de asıl mesele, bu rakamları azaltmak olmalıdır.
Bu düşündürücü tablo, kadınların korkmadan yaşayabildiği bir ülke kurmak zorunda olduğumuzu gösteriyor.
Yoksa her yıl açıklanan bu sayılar, bize aynı acı gerçeği hatırlatmaya devam edecek.
Kısacası şiddet, özellikle de kadına şiddet hâlâ aramızda ve hem de hiç uzağımızda değil.