Hava Durumu

İçimizdeki ölçü

Yazının Giriş Tarihi: 19.08.2026 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.08.2026 00:05

Geçtiğimiz günlerde internet ve basına yansıyan bir haber, insanın kurallarla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeme neden oldu.

Moskova’daki bir havalimanında uçaklarını kaçıran iki kadın, kapıları kapanmış ve pushback işlemine başlamış uçağın arkasından aprona çıktı.

Valizleriyle hareket hâlindeki uçağı durdurmaya çalıştılar. Görüntü ilk bakışta trajikomik görünse de ciddi bir toplumsal değişime işaret ediyordu.

Uçağa geç kalan yolcu, kendi gecikmesinin sonucunu kabul etmek yerine bütün sistemin kendisi için durmasını bekliyor.

Yüzlerce insanın güvenliğini sağlayan kurallar, kişisel isteğin karşısında aşılması gereken bir engel gibi görülüyor.

Bu yaklaşımın merkezinde sorumluluk değil, ayrıcalık beklentisi bulunuyor: “Kural var ama benim durumum farklı.”

Acaba son yıllarda çocuklara haklarını öğretirken sorumluluklarını yeterince anlatamadık mı?

Özgüveni, insanın her koşulda haklı olduğuna inanması; özgürlüğü ise istediği gibi davranabilmesi zannettik.

Yanlışlarının sonuçlarıyla karşılaşmalarını engelledik, kaybetmelerine izin vermedik, bazı kapıların kapandıktan sonra yeniden açılmayacağını gösteremedik.

Oysa özgürlük, her istediğini yapmak değildir. Davranışlarımızın başkalarına yüklediği riski anlayabilmek ve ortak hayatın sınırlarını kabul edebilmektir.

Toplumun asıl sorunu kuralların yetersizliği değil, insanın davranışlarını içeriden yöneten ölçünün zayıflamasıdır. Daha fazla kamera, bariyer ve ceza dışarıdaki duvarları yükseltebilir; fakat sorumluluk duygusunun yerini tutamaz.

Bir toplum önce kurallarını değil, o kuralların koruduğu ortak hayat fikrini kaybeder. Kendisine saygı duyan insan ise gerektiğinde şu cümleyi kurabilir:

“Geç kaldım ve bunun sorumluluğu bana ait.”

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.