Hava Durumu

Yetmiyor

Yazının Giriş Tarihi: 24.08.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.08.2026 00:06

Bir zamanlar yeni bir çift ayakkabı, bir çocuğun günlerce süren sevincine dönüşebilirdi. Yetişkinler de küçük bir eşyayı uzun süre kullanır, yenisini almak için eskisinin tükenmesini beklerdi. İmkânlar bugüne göre sınırlıydı ama sahip olunanın değeri daha uzun süre hissedilirdi.

Şimdi ise neredeyse her şeyin onlarca alternatifi var.

Dolabımız dolu ama giyecek bir şey bulamıyoruz. Telefonumuz çalışıyor fakat yenisine bakıyoruz. Otomobilimiz ihtiyacımızı karşılıyor, gözümüz bir üst modelde kalıyor. Tatilden dönüyoruz, başkasının fotoğraflarına bakınca kendi tatilimiz sıradanlaşıyor.

Belki de sorun sahip olduklarımızın azlığı değil, seçeneklerin fazlalığıdır.

Çünkü her yeni alternatif, elimizdekini yeniden sorgulatıyor. Seçmediğimiz şeyler, seçtiğimizden daha güzel görünmeye başlayabiliyor. Böylece bolluk, garip biçimde yokluk hissi üretiyor.

Tüketim dünyasının en güçlü tarafı da burada ortaya çıkıyor. Bize yalnızca yeni ürünler sunmuyor; mevcut olanın artık yeterli olmadığı düşüncesini de besliyor.

Oysa tatmin, daha iyisini istememek değildir. İnsan elbette gelişmek, kazanmak ve hayatını güzelleştirmek isteyebilir. Asıl mesele, mutluluğu sürekli bir sonraki şarta bağlamamaktır.

“Şunu da alırsam…”

“Buraya da ulaşırsam…”

“Buna da sahip olursam…”

Bu cümlelerin sonu yoktur.

Belki geçmişte insanların daha az eşyası vardı ama sahip olduklarının duygusal ömrü daha uzundu.

Bugün ise eşyalar eskimeden arzularımız eskiyor.

İnsan az şeye sahip olduğunda değil, hiçbir şey kendisine yetmediğinde fakirleşiyor.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.