Özer Matlı’dan Bursa iş dünyasına mesaj: “Kaynaklar üyelerin gerçek ihtiyaçlarına yönelmeli”
Özer Matlı’dan Bursa iş dünyasına mesaj: “Kaynaklar üyelerin gerçek ihtiyaçlarına yönelmeli”
Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda konuştu. Bursa’nın sanayi, ticaret, lojistik ve dış ticaret alanındaki geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Matlı; Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. BTSO’nun yatırımları, TEKNOSAB, KOBİ’lerin ihtiyaçları ve oda kaynaklarının kullanımına ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Matlı, “Bizim temel talebimiz şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların Bursa iş dünyasının önceliklerine göre kullanılmasıdır” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 22.09.2026 21:55
Haber Güncellenme Tarihi: 22.09.2026 22:01
Kaynak:
Sedanur GÜLLÜ
Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Bursa ekonomisinin geleceğine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Bursa’nın yalnızca üretim yapan değil, ürettiğini pazarlayan, dış ticaretini geliştiren ve güçlü lojistik altyapıya sahip bir kent haline gelmesi gerektiğini belirten Matlı, özellikle lojistik merkez yatırımlarına dikkat çekti.
LOJİSTİK MERKEZ MÜJDESİ
Ege Bölgesi’nden çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği yeni bir lojistik model üzerinde çalıştıklarını belirten Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük alanda lojistik merkez yatırımı planladıklarını açıkladı. Matlı, “Ege Bölgesi’nden başlayarak ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir transfer ve lojistik merkezi modeli oluşturduk. Bursa’nın bu noktada önemli bir çıkış ve dağıtım merkezi olabileceğini düşünüyoruz. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’nın büyük nüfus merkezlerinin, üretim bölgelerinin ve ana ulaşım hatlarının kesiştiği stratejik bir noktada bulunduğunu vurgulayan Matlı, kentin üretimin yanı sıra aktarım ve dağıtım merkezi olarak da konumlandırılması gerektiğini söyledi.
‘YETERLİ ADIM ATILMADI’
Bursa’da güçlü şirketler, ihracatçılar, dış ticaret firmaları, gümrük müşavirleri ve liman bulunduğunu hatırlatan Matlı, demiryolu bağlantısının da devreye girmesiyle kentin lojistik kapasitesinin daha da büyüyebileceğini ifade etti. Buna karşın lojistik ve dış ticaret altyapısında yeterli ilerlemenin sağlanamadığını savunan Matlı, “Bursa büyüdü ama büyük ölçüde kendi dinamikleriyle büyüdü. Sanayici üretimini yaptı, lojistik ve gümrük sektöründeki firmalar da bu gelişime sonradan uyum sağlamaya çalıştı. Ancak bu büyümeyi destekleyecek planlı ve bütüncül bir yapı oluşturulamadı” diye konuştu.
‘BURSA ÜRETİYOR AMA HİKÂYESİNİ YETERİNCE ANLATAMIYOR’
Dünya pazarlarının sürekli değiştiğine dikkat çeken Matlı, Bursa şirketlerinin teknoloji, üretim ve pazarlama kabiliyetlerini birlikte geliştirmesi gerektiğini söyledi. Matlı, “Teknolojiyi üretim kabiliyetiyle birleştirmeli, öğrenen makinelerle çalışmalıyız. Ancak üretimin yanında en önemli eksikliklerimizden biri pazarlama. Bursa’nın güçlü bir üretim hikâyesi var fakat bu hikâyeyi dışarıya yeterince anlatamıyoruz” dedi. Lojistik merkezlerin sanayiciye yeni maliyetler getiren gayrimenkul projelerine dönüşmemesi gerektiğini belirten Matlı, Samsun’daki lojistik merkez örneğini hatırlatarak üreticilerin depolama ve taşıma maliyetlerinin azaltılmasının esas alınması gerektiğini kaydetti.
“60 BİN ÜYENİN ODASI MI, DAR BİR ÇEVRENİN YÖNETTİĞİ YAPI MI?”
Konuşmasında BTSO yönetimi ve oda yatırımlarına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Matlı, oda üyelerinin yapılan yatırımlar konusunda daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. “Burada temel mesele şudur: Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?” diye soran Matlı, üyelerin aidat ödediği ve temsil beklediği kurumlarda hesap verebilirlik ve şeffaflığın esas olması gerektiğini belirtti. Matlı, “Şeffaflık ve bilgi paylaşımı olmadan güven ortamı oluşturulamaz” ifadelerini kullandı.
TEKNOSAB İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
TEKNOSAB yatırımlarına da değinen Matlı, sanayicilere yatırım yapma ve tesislerini belirlenen süre içerisinde tamamlama yükümlülüğü getirildiğini ancak tahsisler ve yatırımlar konusunda kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini öne sürdü. Matlı, “Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hangi alanın kim tarafından alındığını, kimlerin yatırım yaptığını ve gerçekten teknoloji odaklı kaç yatırımcının bulunduğunu yeterince bilmiyoruz. Bu konuda sorular soruyoruz ama yanıt alamıyoruz” dedi. Açık kaynaklarda ulaşılan verilere göre teknoloji odaklı yatırımın istenilen seviyede olmadığını savunan Matlı, Bursa’nın savunma sanayisi, otomotiv yan sanayisi ve yüksek teknoloji alanında önemli potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“BURSA’YI SÜREKLİ YENİ SANAYİ ALANI AÇARAK MI BÜYÜTECEĞİZ?”
TEKNOSAB’da 163 firmaya yer tahsisi yapılmasının ardından KOBİ OSB gibi yeni projelerin gündeme getirildiğine işaret eden Matlı, mevcut yatırımların verimliliğinin de sorgulanması gerektiğini belirtti. Matlı, “Biz Bursa’yı gerçekten bu şekilde mi büyüteceğiz? Sürekli yeni alan açarak mı, yoksa mevcut yatırımları daha verimli hale getirerek mi ilerleyeceğiz?” diye konuştu. Yeni sanayi alanlarının tarım, su kaynakları ve yaşam alanları üzerinde oluşturabileceği baskıya dikkat çeken Matlı, Bursa’nın yalnızca bir sanayi şehri olmadığını vurguladı. “Bursa aynı zamanda tarımsal üretimi, kültürü, sosyal hayatı ve doğal kaynaklarıyla yaşayan bir şehir. Su kaynakları sınırlı olan bir şehirde büyümenin nasıl olacağını yeniden düşünmeliyiz” dedi.
OTEL YATIRIMINI GÜNDEME GETİRDİ
BTSO’nun otel yatırımlarını da eleştiren Matlı, mevcut kültür ve toplantı alanlarının ne kadar etkin kullanıldığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Matlı, “Otel yatırımında ilk yıl yaklaşık 180 milyon liralık zarar oluştuğuna ilişkin rakamlar konuşuluyor. Eğer böyle bir maliyet varsa bunun yükünü sonuçta üyeler taşıyor. Bu nedenle yapılan her yatırımın maliyeti, getirisi ve amacı açık şekilde anlatılmalı” ifadelerini kullandı. Milyonlarca dolarlık yatırımların hangi önceliklere göre yapıldığının üyeler tarafından bilinmesi gerektiğini belirten Matlı, oda kaynaklarının sanayici, tüccar ve KOBİ’lere doğrudan fayda sağlayacak alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“NEFES KREDİSİ GİBİ DESTEKLER ARTIRILMALI”
KOBİ’lerin finansmana erişimde yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan destek mekanizmalarının artırılması gerektiğini ifade etti. “Üyelerin beklentisi gayrimenkul yatırımlarından önce üretimin, ihracatın ve finansmana erişimin desteklenmesidir” diyen Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim temel talebimiz şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların Bursa iş dünyasının önceliklerine göre kullanılmasıdır.”
“SANAYİ BÖLGESİNİ KURUYORSANIZ LOJİSTİĞİNİ DE PLANLAMALISINIZ”
Sanayi alanlarının yalnızca fabrika parsellerinden ibaret düşünülemeyeceğini belirten Matlı, lojistik altyapının üretim yatırımlarıyla eş zamanlı planlanması gerektiğini söyledi. Matlı, “İhracat yapacak bir işletmenin ürününü nasıl taşıyacağını, depolayacağını ve dış pazara nasıl ulaştıracağını düşünmeden yalnızca fabrika alanı oluşturmak yeterli değildir. Lojistik altyapısı olmadan güçlü bir ihracat yapısından söz edemeyiz” dedi. Organize sanayi bölgelerinde tahsislerin gerçekten üretim yapan ve istihdam sağlayan işletmelere yönlendirilmesi gerektiğini söyleyen Matlı, amacına uygun kullanılmayan tahsislerin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Bursa’nın ekonomik vizyonunun üretimin ötesine taşınması gerektiğinin altını çizen Matlı, kentin markalaşma, reklam, turizm, gastronomi ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesini istedi. Matlı, “Ben Bursa’nın sadece üreten bir şehir olmasını istemiyorum. Ürettiğini pazarlayan, markalaştıran, reklamını yapan, dış ticaretini geliştiren, kültürüyle, sanatıyla ve gastronomisiyle dünyaya açılan bir şehir olmasını istiyorum” dedi. Bursa’ya gelen insanların yalnızca ticaret yapmakla kalmaması gerektiğini ifade eden Matlı, ziyaretçilerin Uludağ’dan deniz kıyısına, gastronomiden kültürel değerlere kadar şehrin tüm unsurlarıyla buluşturulması gerektiğini kaydetti.
ÇALIŞAN KADINLAR İÇİN KREŞ VURGUSU
Sanayi bölgelerinin sosyal altyapısının da geliştirilmesini isteyen Matlı, özellikle çalışan kadınların çocuk bakımında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. “Sanayi bölgelerinde yalnızca fabrikalar değil, çalışanların hayatını kolaylaştıracak sosyal alanlar da bulunmalı. Kreşler yapılmalı. Eğitim merkezleri ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetler üretimin doğal bir parçası olarak görülmeli” ifadelerini kullandı. Matlı, oda kaynaklarının yeni gayrimenkul yatırımları yerine eğitim, sağlık, lojistik ve üretim altyapısına yönlendirilmesinin de tartışılması gerektiğini söyledi.
Kendisini BTSO Başkanlığına aday olmaya yönelten nedenlere de değinen Matlı, sahip olduğu şirketlerin yanı sıra küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin sorunlarının çözümü için sorumluluk almak istediğini söyledi. Matlı, “Bugün 7 binin üzerinde çalışanı, 32 şirketi olan bir iş insanı olarak istersem kendi yatırımımı yaparım, kendi alanımı oluştururum. Zaten bunu yapıyoruz. Ama benim meselem yalnızca kendi şirketlerim değil. KOBİ’nin, küçük esnafın, üreticinin büyümesi için de bir şeyler yapılması gerektiğine inanıyorum. Beni bu sürece iten temel neden de bu” diye konuştu.
BURSASPOR MESAJI
Bursaspor’un Bursa’nın en önemli ortak değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Matlı, şehirde büyük yatırımlar için önemli kaynaklar ayrılırken kulübün sürekli finansman arayışı içerisinde bulunmasının da sorgulanması gerektiğini söyledi. Matlı, “Eğer büyük yatırımlara yüz milyonlarca dolar ayırabiliyorsak, şehrin kulübünün sürekli borçlarla mücadele etmesini de sorgulamalıyız. Bursaspor hepimizin ortak değeridir” dedi. Bursaspor yöneticilerinin sürekli kaynak aramak zorunda kalmadığı daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapının oluşturulması gerektiğini belirtti.
‘İTİRAZIM KİŞİLERE DEĞİL, YÖNETİM ANLAYIŞINA’
Eleştirilerinin kişilere yönelik olmadığını ifade eden Matlı, temel meselenin Bursa’nın kaynaklarının nasıl değerlendirildiği olduğunu söyledi. “Benim itirazım kişilere değil, yönetim anlayışına” diyen Matlı, “Mesele herhangi bir kişiyi hedef almak değil; Bursa’nın kaynaklarının daha şeffaf, daha verimli ve şehrin gerçek ihtiyaçlarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
‘BURSA HEPİMİZİN ORTAK ŞEHRİ’
Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Matlı, Bursa’nın farklı kültürleri ve ekonomik yapıları bir araya getiren güçlü bir kent olduğunu söyledi. Matlı, “Hiçbirimizin birbirimizden farkı yok. Elbette hepimizin farklı düşünceleri ve farklı bakış açıları olabilir ancak Bursa hepimizin ortak şehri. Burası barışın, üretimin, Balkan kültürlerinin ve Anadolu mozaiğinin bir araya geldiği güçlü bir şehir” dedi. Seçim sürecinin sağduyulu, kapsayıcı ve Bursa’nın ortak menfaatlerini önceleyen bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben bu şehrin evladıyım. Bu şehrin insanıyım. Herkes gibi ben de Bursa’nın geleceğiyle ilgili söz söyleme hakkına sahibim. Karşıma ne çıkarsa çıksın, bu şehir için söz söylemeye, mücadele etmeye devam edeceğim. Çünkü inanıyorum ki Bursa’nın değişimi de gelişimi de ancak birlikte mümkün olacak. Bunu hep beraber yapacağız inşallah.” (SEDANUR GÜLLÜ)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özer Matlı’dan Bursa iş dünyasına mesaj: “Kaynaklar üyelerin gerçek ihtiyaçlarına yönelmeli”
Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda konuştu. Bursa’nın sanayi, ticaret, lojistik ve dış ticaret alanındaki geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Matlı; Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. BTSO’nun yatırımları, TEKNOSAB, KOBİ’lerin ihtiyaçları ve oda kaynaklarının kullanımına ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Matlı, “Bizim temel talebimiz şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların Bursa iş dünyasının önceliklerine göre kullanılmasıdır” dedi.
Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Bursa ekonomisinin geleceğine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Bursa’nın yalnızca üretim yapan değil, ürettiğini pazarlayan, dış ticaretini geliştiren ve güçlü lojistik altyapıya sahip bir kent haline gelmesi gerektiğini belirten Matlı, özellikle lojistik merkez yatırımlarına dikkat çekti.
LOJİSTİK MERKEZ MÜJDESİ
Ege Bölgesi’nden çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği yeni bir lojistik model üzerinde çalıştıklarını belirten Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük alanda lojistik merkez yatırımı planladıklarını açıkladı. Matlı, “Ege Bölgesi’nden başlayarak ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir transfer ve lojistik merkezi modeli oluşturduk. Bursa’nın bu noktada önemli bir çıkış ve dağıtım merkezi olabileceğini düşünüyoruz. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’nın büyük nüfus merkezlerinin, üretim bölgelerinin ve ana ulaşım hatlarının kesiştiği stratejik bir noktada bulunduğunu vurgulayan Matlı, kentin üretimin yanı sıra aktarım ve dağıtım merkezi olarak da konumlandırılması gerektiğini söyledi.
‘YETERLİ ADIM ATILMADI’
Bursa’da güçlü şirketler, ihracatçılar, dış ticaret firmaları, gümrük müşavirleri ve liman bulunduğunu hatırlatan Matlı, demiryolu bağlantısının da devreye girmesiyle kentin lojistik kapasitesinin daha da büyüyebileceğini ifade etti. Buna karşın lojistik ve dış ticaret altyapısında yeterli ilerlemenin sağlanamadığını savunan Matlı, “Bursa büyüdü ama büyük ölçüde kendi dinamikleriyle büyüdü. Sanayici üretimini yaptı, lojistik ve gümrük sektöründeki firmalar da bu gelişime sonradan uyum sağlamaya çalıştı. Ancak bu büyümeyi destekleyecek planlı ve bütüncül bir yapı oluşturulamadı” diye konuştu.
‘BURSA ÜRETİYOR AMA HİKÂYESİNİ YETERİNCE ANLATAMIYOR’
Dünya pazarlarının sürekli değiştiğine dikkat çeken Matlı, Bursa şirketlerinin teknoloji, üretim ve pazarlama kabiliyetlerini birlikte geliştirmesi gerektiğini söyledi. Matlı, “Teknolojiyi üretim kabiliyetiyle birleştirmeli, öğrenen makinelerle çalışmalıyız. Ancak üretimin yanında en önemli eksikliklerimizden biri pazarlama. Bursa’nın güçlü bir üretim hikâyesi var fakat bu hikâyeyi dışarıya yeterince anlatamıyoruz” dedi. Lojistik merkezlerin sanayiciye yeni maliyetler getiren gayrimenkul projelerine dönüşmemesi gerektiğini belirten Matlı, Samsun’daki lojistik merkez örneğini hatırlatarak üreticilerin depolama ve taşıma maliyetlerinin azaltılmasının esas alınması gerektiğini kaydetti.
“60 BİN ÜYENİN ODASI MI, DAR BİR ÇEVRENİN YÖNETTİĞİ YAPI MI?”
Konuşmasında BTSO yönetimi ve oda yatırımlarına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Matlı, oda üyelerinin yapılan yatırımlar konusunda daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. “Burada temel mesele şudur: Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?” diye soran Matlı, üyelerin aidat ödediği ve temsil beklediği kurumlarda hesap verebilirlik ve şeffaflığın esas olması gerektiğini belirtti. Matlı, “Şeffaflık ve bilgi paylaşımı olmadan güven ortamı oluşturulamaz” ifadelerini kullandı.
TEKNOSAB İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
TEKNOSAB yatırımlarına da değinen Matlı, sanayicilere yatırım yapma ve tesislerini belirlenen süre içerisinde tamamlama yükümlülüğü getirildiğini ancak tahsisler ve yatırımlar konusunda kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini öne sürdü. Matlı, “Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hangi alanın kim tarafından alındığını, kimlerin yatırım yaptığını ve gerçekten teknoloji odaklı kaç yatırımcının bulunduğunu yeterince bilmiyoruz. Bu konuda sorular soruyoruz ama yanıt alamıyoruz” dedi. Açık kaynaklarda ulaşılan verilere göre teknoloji odaklı yatırımın istenilen seviyede olmadığını savunan Matlı, Bursa’nın savunma sanayisi, otomotiv yan sanayisi ve yüksek teknoloji alanında önemli potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“BURSA’YI SÜREKLİ YENİ SANAYİ ALANI AÇARAK MI BÜYÜTECEĞİZ?”
TEKNOSAB’da 163 firmaya yer tahsisi yapılmasının ardından KOBİ OSB gibi yeni projelerin gündeme getirildiğine işaret eden Matlı, mevcut yatırımların verimliliğinin de sorgulanması gerektiğini belirtti. Matlı, “Biz Bursa’yı gerçekten bu şekilde mi büyüteceğiz? Sürekli yeni alan açarak mı, yoksa mevcut yatırımları daha verimli hale getirerek mi ilerleyeceğiz?” diye konuştu. Yeni sanayi alanlarının tarım, su kaynakları ve yaşam alanları üzerinde oluşturabileceği baskıya dikkat çeken Matlı, Bursa’nın yalnızca bir sanayi şehri olmadığını vurguladı. “Bursa aynı zamanda tarımsal üretimi, kültürü, sosyal hayatı ve doğal kaynaklarıyla yaşayan bir şehir. Su kaynakları sınırlı olan bir şehirde büyümenin nasıl olacağını yeniden düşünmeliyiz” dedi.
OTEL YATIRIMINI GÜNDEME GETİRDİ
BTSO’nun otel yatırımlarını da eleştiren Matlı, mevcut kültür ve toplantı alanlarının ne kadar etkin kullanıldığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Matlı, “Otel yatırımında ilk yıl yaklaşık 180 milyon liralık zarar oluştuğuna ilişkin rakamlar konuşuluyor. Eğer böyle bir maliyet varsa bunun yükünü sonuçta üyeler taşıyor. Bu nedenle yapılan her yatırımın maliyeti, getirisi ve amacı açık şekilde anlatılmalı” ifadelerini kullandı. Milyonlarca dolarlık yatırımların hangi önceliklere göre yapıldığının üyeler tarafından bilinmesi gerektiğini belirten Matlı, oda kaynaklarının sanayici, tüccar ve KOBİ’lere doğrudan fayda sağlayacak alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“NEFES KREDİSİ GİBİ DESTEKLER ARTIRILMALI”
KOBİ’lerin finansmana erişimde yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan destek mekanizmalarının artırılması gerektiğini ifade etti. “Üyelerin beklentisi gayrimenkul yatırımlarından önce üretimin, ihracatın ve finansmana erişimin desteklenmesidir” diyen Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim temel talebimiz şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların Bursa iş dünyasının önceliklerine göre kullanılmasıdır.”
“SANAYİ BÖLGESİNİ KURUYORSANIZ LOJİSTİĞİNİ DE PLANLAMALISINIZ”
Sanayi alanlarının yalnızca fabrika parsellerinden ibaret düşünülemeyeceğini belirten Matlı, lojistik altyapının üretim yatırımlarıyla eş zamanlı planlanması gerektiğini söyledi. Matlı, “İhracat yapacak bir işletmenin ürününü nasıl taşıyacağını, depolayacağını ve dış pazara nasıl ulaştıracağını düşünmeden yalnızca fabrika alanı oluşturmak yeterli değildir. Lojistik altyapısı olmadan güçlü bir ihracat yapısından söz edemeyiz” dedi. Organize sanayi bölgelerinde tahsislerin gerçekten üretim yapan ve istihdam sağlayan işletmelere yönlendirilmesi gerektiğini söyleyen Matlı, amacına uygun kullanılmayan tahsislerin yeniden değerlendirilmesini istedi.
‘ÜRETEN DEĞİL, ÜRETTİĞİNİ PAZARLAYAN ŞEHİR OLMALI’
Bursa’nın ekonomik vizyonunun üretimin ötesine taşınması gerektiğinin altını çizen Matlı, kentin markalaşma, reklam, turizm, gastronomi ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesini istedi. Matlı, “Ben Bursa’nın sadece üreten bir şehir olmasını istemiyorum. Ürettiğini pazarlayan, markalaştıran, reklamını yapan, dış ticaretini geliştiren, kültürüyle, sanatıyla ve gastronomisiyle dünyaya açılan bir şehir olmasını istiyorum” dedi. Bursa’ya gelen insanların yalnızca ticaret yapmakla kalmaması gerektiğini ifade eden Matlı, ziyaretçilerin Uludağ’dan deniz kıyısına, gastronomiden kültürel değerlere kadar şehrin tüm unsurlarıyla buluşturulması gerektiğini kaydetti.
ÇALIŞAN KADINLAR İÇİN KREŞ VURGUSU
Sanayi bölgelerinin sosyal altyapısının da geliştirilmesini isteyen Matlı, özellikle çalışan kadınların çocuk bakımında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. “Sanayi bölgelerinde yalnızca fabrikalar değil, çalışanların hayatını kolaylaştıracak sosyal alanlar da bulunmalı. Kreşler yapılmalı. Eğitim merkezleri ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetler üretimin doğal bir parçası olarak görülmeli” ifadelerini kullandı. Matlı, oda kaynaklarının yeni gayrimenkul yatırımları yerine eğitim, sağlık, lojistik ve üretim altyapısına yönlendirilmesinin de tartışılması gerektiğini söyledi.
‘MESELEM KENDİ ŞİRKETLERİM DEĞİL, KOBİ’NİN BÜYÜMESİ’
Kendisini BTSO Başkanlığına aday olmaya yönelten nedenlere de değinen Matlı, sahip olduğu şirketlerin yanı sıra küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin sorunlarının çözümü için sorumluluk almak istediğini söyledi. Matlı, “Bugün 7 binin üzerinde çalışanı, 32 şirketi olan bir iş insanı olarak istersem kendi yatırımımı yaparım, kendi alanımı oluştururum. Zaten bunu yapıyoruz. Ama benim meselem yalnızca kendi şirketlerim değil. KOBİ’nin, küçük esnafın, üreticinin büyümesi için de bir şeyler yapılması gerektiğine inanıyorum. Beni bu sürece iten temel neden de bu” diye konuştu.
BURSASPOR MESAJI
Bursaspor’un Bursa’nın en önemli ortak değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Matlı, şehirde büyük yatırımlar için önemli kaynaklar ayrılırken kulübün sürekli finansman arayışı içerisinde bulunmasının da sorgulanması gerektiğini söyledi. Matlı, “Eğer büyük yatırımlara yüz milyonlarca dolar ayırabiliyorsak, şehrin kulübünün sürekli borçlarla mücadele etmesini de sorgulamalıyız. Bursaspor hepimizin ortak değeridir” dedi. Bursaspor yöneticilerinin sürekli kaynak aramak zorunda kalmadığı daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapının oluşturulması gerektiğini belirtti.
‘İTİRAZIM KİŞİLERE DEĞİL, YÖNETİM ANLAYIŞINA’
Eleştirilerinin kişilere yönelik olmadığını ifade eden Matlı, temel meselenin Bursa’nın kaynaklarının nasıl değerlendirildiği olduğunu söyledi. “Benim itirazım kişilere değil, yönetim anlayışına” diyen Matlı, “Mesele herhangi bir kişiyi hedef almak değil; Bursa’nın kaynaklarının daha şeffaf, daha verimli ve şehrin gerçek ihtiyaçlarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
‘BURSA HEPİMİZİN ORTAK ŞEHRİ’
Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Matlı, Bursa’nın farklı kültürleri ve ekonomik yapıları bir araya getiren güçlü bir kent olduğunu söyledi. Matlı, “Hiçbirimizin birbirimizden farkı yok. Elbette hepimizin farklı düşünceleri ve farklı bakış açıları olabilir ancak Bursa hepimizin ortak şehri. Burası barışın, üretimin, Balkan kültürlerinin ve Anadolu mozaiğinin bir araya geldiği güçlü bir şehir” dedi. Seçim sürecinin sağduyulu, kapsayıcı ve Bursa’nın ortak menfaatlerini önceleyen bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben bu şehrin evladıyım. Bu şehrin insanıyım. Herkes gibi ben de Bursa’nın geleceğiyle ilgili söz söyleme hakkına sahibim. Karşıma ne çıkarsa çıksın, bu şehir için söz söylemeye, mücadele etmeye devam edeceğim. Çünkü inanıyorum ki Bursa’nın değişimi de gelişimi de ancak birlikte mümkün olacak. Bunu hep beraber yapacağız inşallah.” (SEDANUR GÜLLÜ)
Kaynak: Sedanur GÜLLÜ
En Çok Okunan Haberler
Özer Matlı’dan Bursa iş dünyasına mesaj: “Kaynaklar üyelerin gerçek ihtiyaçlarına yönelmeli”
Trump net konuştu! İran meselesi hızlı bir şekilde çözülecek
Brezilya Devlet Başkanı Lula'dan BM'ye sert eleştiri
Guterres son kez BM Genel Kurulu'na hitap etti
Bursa'da kazada hayatını kaybeden gece acı veda
Bursa'da şarampole yuvarlanan otomobilden yaralı kurtuldular
Milli ürünler Bursastore’da
İnegölspor'da Batalla sesleri
Annesini öldüren 16 yaşındaki şahıs tutuklandı