Hava Durumu

#Chp

Yeni Dönem Gazetesi - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel ve ekibi Parti Meclisi'nden istifa ediyor Haber

Özgür Özel ve ekibi Parti Meclisi'nden istifa ediyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim” konusunda tartışmaların yaşandığı CHP'de gözler bu kez, Parti Meclisi (PM) toplantısına çevrildi. Parti Meclisi, CHP'de kurultaydan sonraki en büyük karar organı; genel başkan ve kurultayca seçilen 60 üyeden oluşuyor. Para politikaları ve stratejilerin belirlendiği bu masadan, gerekli şartların sağlanması durumunda olağanüstü kurultay kararı da çıkabiliyor. CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultay; genel başkanın çağrısı, PM'deki salt çoğunluk kararı veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor. Seçimli kurultay yapılabilmesi içinse delegelerin salt çoğunluğunun desteği gerekiyor. Bununla birlikte PM'deki dengeler de henüz netleşmiş değil. Mevcut durumda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Grup Başkanı Özgür Özel destekçilerinin sayısının başa baş olduğu görülüyordu. Ancak Merkez Yönetim Kurulu (MYK), yani Kılıçdaroğlu'nun A Takımı'nın son kararının dengeleri değiştirebileceği ifade ediliyor. İhraç talebiyle disipline sevk edilen dokuz kişi arasında PM üyeleri Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Turan Taşkın Özer de bulunuyordu. Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen bu isimler, toplantıda "olağanüstü kurultay" isteyecekti. Ancak şimdi masaya oturamayabilecekleri konuşuluyordu. Özel ve ekibi, Parti Meclisi'nden istifa kararı aldı. "KURULTAY" MESAJI GELDİ AMA NASIL OLACAK? Bu tartışmaya ek olarak iki gün önce bir de “kürsü” krizi yaşandı. 9 Haziran 2026, saat 11.30'a kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısına hangi ismin başkanlık edeceği belirsiz kaldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Grup Başkanı Özgür Özel de son iki saate kadar geri adım atmadı. Gidişat, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın “sağduyu” çağrısı sonrası değişti. Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın "Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur." dediği mesajı alıntılayarak TBMM yerine Genel Merkez'e gideceğini açıkladı. Konuşmasında “arınma” ve “hesaplaşma” vurgularını yineleyen Kılıçdaroğlu, PM toplantısını işaret ederek kurultay sürecinin başlayacağını duyurdu: “Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu dava bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.” “Benim koltuk derdim yok. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak.” Bu sözler, akıllara “Bu kurultay nasıl olacak?", "Olağanüstü kurultay çağrısı mı yapacak?” sorusunu getirdi. ÖZEL TARAFI "OLAĞANÜSTÜ KURULTAY" İSTEYECEK Özgür Özel kanadı, Genel Başkan'ın “Parti Meclisi toplantısıyla süreci başlatıyoruz.” ifadesini yorumlarken kurultayın şeklinin nasıl olacağına dikkati çekiyor. Grup Başkanı, son olarak Meclis'teki grup toplantısında şunları dile getirdi: "(…) Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçuları aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun.' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur. Kurultay yapacağım.' deyip bir - bir buçuk yıla yayar, seçime girerim hesabı yaparsanız tek umudu CHP olan herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onları ebediyen sandıktan koparır, geri dönülmez şekilde kaybedersiniz.” Geçtiğimiz hafta olağanüstü kurultay talebiyle ilgili delegelerden de imza toplanmış, sayının 900'ü geçtiği belirtilmişti. KILIÇDAROĞLU'NUN ÇEVRESİ NE DİYOR? Ancak Kılıçdaroğlu cephesi mutlak butlan kararı alan mahkemenin “tedbir” de koyduğunu belirterek olağanüstü kurultay yapılamayacağını savunuyor. Bu nedenle Parti Meclisi'nden olağanüstü kurultay kararı çıksa bile uygulamaya konulmayabileceği ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, bunun yerine mahallelerden başlaması beklenen bir “olağan kurultay” takviminin öngörüldüğünü söylüyor. Bu senaryonun hayata geçmesi durumunda süreç, mahallelerden başlayacağı için aylara yayılacak. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, son olarak şunları dile getirmişti: “Biz kurultayın toplanmasına karşı değiliz. Biz kurultaysız yol yürüme niyetinde değiliz. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasi müdahaleyle çıkabileceğini söyledik. Bu da hiç kuşkusuz kurultay. Hala aynı yerdeyiz, PM’de yine kurultay tartışacağız. Ancak varmış olduğumuz noktada partide bir çeşit iki başlılığın oluştuğunu da görüyoruz.”

Özgür Özel: Hiçbir yere gitmiyorum Haber

Özgür Özel: Hiçbir yere gitmiyorum

Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesinin ardından CHP'de Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti Genel Merkez binasında Özgür Özel başkanlığında toplandı. Özel, basın toplantısının ardından Genel Merkeze gelen partililere hitap etti. Özel, "‘Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye'nin birinci partisi' demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler, vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, Bugün Atatürk'ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır" şeklinde konuştu. "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar hiçbir yere gitmiyorum" Gerekli planlamanın yapıldığını anlatan Özel, "Örgütlerimiz gerekli planlamayı yaptı. Baba ocağına sahip çıkmak için nöbetteyiz, direnişteyiz. Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum. Bu bir mücadeledir. Ancak bu ne Özgür Özel'in kişisel mücadelesidir ne benim arkamda yüzü size dönük, değişimin mimarlarının kendi kişisel ikbal mücadeleleridir. Biz, bize teklif edilen rahat, konforlu, ebedi muhalefet koltuklarını reddediyoruz." ifadelerini kullandı. "Omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz" Özel açıklamasının devamında, "Partiye değil, ülkenin geleceğine sahip çıkmaya hazır mıyız? Bir büyük zaferi, bir büyük destanı benimle birlikte yazmaya var mısınız? Buradan sesimin ulaştığı, sesime kulak veren sözüme kıymet veren herkese sesleniyorum. Gün bugündür, dönem bu dönemdir. Önümüzdeki süreç, geleceği hep beraber kurtaracağımız, sonra bu büyük hikayeyi birlikte yazmakla kıvanç duyacağımız, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en büyük mirası hep birlikte yaşayacağımız günlerdeyiz. Çağrıldığınızda gelin, mücadeleye omuz verin, meydanları terk etmeyin. Onlar bir tek meydanlardan korkarlar. Buradan uyarıyorum. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak değil, muhalefetin her bir bileşenini, üyesine, sayısına, oyuna bakmadan kıymetli görerek ve ortak gelecek için birleşik mücadeleyi önemseyerek. En sağından en soluna kadar ama halk için, millet için mücadele eden herkesi kucaklayarak kimseye ağabeylik, patronluk taslamadan omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz" açıklamasında bulundu. "Gerekirse hayatı durduracağız, ama teslim olmayacağız" Özel, meydanları terk etmeyeceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Şimdi nöbetçiler, görevlendirilenler dışındaki misafirleri selametle evlerine yolluyoruz. Ancak yarın mücadele için, direniş için, tarihe geçmek için çağrıldığınızda gelmeye hazır mısınız? Meydanları bırakmamaya hazır mısınız? Meydandan anlamazlarsa, yürüyüşe geçmeye hazır mısınız? O zaman şimdi gidin yatın, onlar düşünsün." dedi.

Mansur Yavaş'tan sükûnet çağrısı Haber

Mansur Yavaş'tan sükûnet çağrısı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, partisi CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına tepki göstererek ‘’Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.'' dedi. ‘’Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur.'' diyen Yavaş, şöyle devam etti: ‘’Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.'' Mansur Yavaş, sükûnet çağrısı yaptı: ‘’Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız. Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır. ‘İHTİYAÇ DUYULAN ŞEY TÜM MUHALEFETİN BİR ARAYA GELMESİDİR’ Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert tepki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk soruşturmaları üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştirip Özgür Özel'e tepki gösterdi. Partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e kendisine yönelik açıklamaları nedeniyle tepki gösteren Erdoğan, "Yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu." dedi. Cumhurbaşkanı, CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmaları için ise "Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar." diye konuştu. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine de değindi. Sürecin, gerektiği gibi ilerlediğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin terör belasından kurtulmasıyla Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de hızlanacağını kaydetti. Erdoğan, "Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir." dedi. "ESERLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ" Konuşmasında Yüzyılın Konut Projesi'nde kura sürecinin tamamlandığını anımsatan Erdoğan, hedefin 2027'nin mart ayından itibaren anahtar teslimine başlamak olduğunu da söyledi. Erdoğan, "Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz." dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "Bugün tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kut'ül-Amare zaferinin 110'uncu yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu zafer, Çanakkale ile birlikte muhteşem bir zaferdir. Zaferin bir başka yönü belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen 'Birinci Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olmasıdır. Kut halkı Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek, kuşatmaya destek olup pek çok şehit vermişti. Bu zafer, Türk-Kürt-Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. “KARDEŞLİĞİ YÜCELTMEK MECBURİYETİNDEYİZ” Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız birbirimize kenetlenmemizdir. Kökenlerimiz farklı olabilir, hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir... Bunların hepsi bizi bölen değil, beşeri ve fikri zenginliklerimizi yansıtan değerlerdir. Şu sancılı dönemde köken ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin, özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı güçlü biçimde vermek durumundayız. Tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz. “OYUNA GELMEK İHANET OLACAKTIR” Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahane ile olursa olsun, hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın; nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez. YÜZYILIN KONUT PROJESİNDE İLK TESLİMAT 2027 MART AYINDA Eser ve hizmet siyasetiyle vatandaşlarımızın gönlüne girmek için çalışıyoruz. Geçen hafta cumartesi günü çok önemli bir adım attık. 24 Ekim'de 81 ilimizde 500 bin sosyal konut kazandıracak Yüzyılın Konut Projesi'ni paylaşmıştık. Halkımız yoğun bir ilgi gösterdi, 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Hemen kolları sıvadık. 29 Aralık itibariyla kura süreçlerimizi başlattık. Dört ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik. Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Hedefimiz evlerimizi hızla inşa etmek. 2027 Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını teslim edeceğiz. “ESERLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ” İstanbul'da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarla TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kurada ismi çıkan vatandaşlarımızın gözleri aydın olsun, güle güle otursunlar. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat asrın felaketinin izlerini üç yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz. "GERİLİM SİYASETİYLE İŞİMİZ OLMAZ" Hizmet eden izzet bulur prensibi bizim siyasetteki pusulamızdır. Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiç birinde yokuz. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. "SESSİZ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRDİK" 23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. CHP'YE ELEŞTİRİLER: BU MU DEMOKRASİ ANLAYIŞINIZ? CHP Genel Başkanı yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Şu derin çelişkiyi herkes görüyor; yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Basın özgürlüğünden bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığımız? Bu mu demokrasi anlayışınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler, cürmünüz kadar yer yakarsınız. “İNSAN BİR ÖZELEŞTİRİ YAPAR” Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor. 'Yolsuzluklardan arınalım' gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder... Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim; Allah bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacak. Maruz kaldığımız tüm sabotajlara rağmen süreçte 18'inci ayı geride bıraktık. Birçok kritik eşiği aşmaya başladık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Siyasi partilerimizin desteğiyle bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir. Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Süreci zorlaştıran, yokuşa süren her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumlulukla hareket etmesini bekliyoruz. Siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclis'i tıkamasına müsade edemeyiz. Biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek meclisin çalışması demektir."

CHP Lideri Özel: Türkiye İttifakı'yla kazanacağız Haber

CHP Lideri Özel: Türkiye İttifakı'yla kazanacağız

CHP Genel Başkanı Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, konuşmasına hafta sonu yapılan Belediye Başkanları toplantısını ve PM ve MYK toplantılarını hatırlatarak başladı. Özel, madenlerde son 23 yılda 35 bin işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, meden işçilerinin eylemine değindi. Özel, "Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara'da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar. Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında? Adımını atana gözaltı yapıyorlar. Bu gün sabah gazeteleri açtık ve Salih Yurdakul kardeşimizin cebinden çıkan alışveriş listesini gördük. Onun bunları alamadım, eve gidemedim dediği fotoğrafıyla uyandık. Bu mücadele hepimizin onur mücadelesidir. Bu madencilerin ölüsünün değeri var da dirisinin neden yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün. Bu iktidar 24 yıldır tam büyük 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa cumhurbaşkanına verdiği yetkide "milli güvenliği tehdit eden durumlarda" diyor. Mesela savaştayız MKE'de grev çıkmış, o zaman olmaz diyebilir. AK Parti 386 bin maden ruhsatı dağıtmış, kendinden önceki 80 yıllık cumhuriyet döneminde verilen ruhsat sayısı bin 186. Tercihini her zaman emeği sömürenden yana kullandılar. İşçilere hakkını vermeyen Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Çantasında duruyor bu ruhsatlar, kimini işletiyor, kimini burada işletiyor, kimine ortak alıyor ama bu emekçilerin hakkını ödemiyor" ifadelerini kullandı. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasıyla ilgili, "Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor. Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene... Tek bir ispat yok, 'Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum'. Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı yaprak. Soruya şunu söylüyor 'Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok'. Gizli tanık XYZ49QP... Şunu söylüyor: 'Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım'. Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti. Biri 'Siyasette yalan olur' diyor, öbürü 'Beni de kandırdılar' diyor. Artık bu meseleler bambaşka bir boyuta, büyük bir kararlılıkla 1 yıldır anlattığımız şekilde arkadaşlarımızın haklılığının kanıtına dönüşmüştür. Ateşle oynayan elini, yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar. Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler unutmasın, bize yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayacağız. Şerefli yargı ve emniyet mensupları da bu milletin hafızasına güvenmelidir. Bazen haksız görevden alma, tayin etme olabilir ama bu devletin hafızası bu devlete ihanet etmeyenlere vefasını gösterecektir" şeklinde konuştu. İçişleri Bakanı Çiftçi ve Ankara Valisi Şahin'e teşekkür eden Özel, "O hadsizliği kaldıran, dünkünü bir kez daha kaldıran Ankara Valisi, Ankara Valisi gibi davranmıştır. Bu saatten sonra İçişleri Bakanı ve Ankara Valisi'ne söyleyeceğim söz yoktur, görevlerini yapmışlardır, kendilerini kutluyorum" diye konuştu. CHP'nin 4 Mayıs'ta sahaya ineceğini belirten Özel, "Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Bir kez daha, yürüyeceğiz, dört mevsim yedi bölgeye. Yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye İttifakı'yla, Türkiye'nin tüm demokratlarıyla birlikte kazanacağız. 4 Mayıs'ta Cumhuriyet Halk Partisi 81 ildedir, 973 ilçededir. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.