Hava Durumu

#Demokrasi

Yeni Dönem Gazetesi - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert tepki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk soruşturmaları üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştirip Özgür Özel'e tepki gösterdi. Partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e kendisine yönelik açıklamaları nedeniyle tepki gösteren Erdoğan, "Yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu." dedi. Cumhurbaşkanı, CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmaları için ise "Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar." diye konuştu. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine de değindi. Sürecin, gerektiği gibi ilerlediğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin terör belasından kurtulmasıyla Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de hızlanacağını kaydetti. Erdoğan, "Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir." dedi. "ESERLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ" Konuşmasında Yüzyılın Konut Projesi'nde kura sürecinin tamamlandığını anımsatan Erdoğan, hedefin 2027'nin mart ayından itibaren anahtar teslimine başlamak olduğunu da söyledi. Erdoğan, "Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz." dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "Bugün tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kut'ül-Amare zaferinin 110'uncu yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu zafer, Çanakkale ile birlikte muhteşem bir zaferdir. Zaferin bir başka yönü belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen 'Birinci Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olmasıdır. Kut halkı Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek, kuşatmaya destek olup pek çok şehit vermişti. Bu zafer, Türk-Kürt-Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. “KARDEŞLİĞİ YÜCELTMEK MECBURİYETİNDEYİZ” Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız birbirimize kenetlenmemizdir. Kökenlerimiz farklı olabilir, hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir... Bunların hepsi bizi bölen değil, beşeri ve fikri zenginliklerimizi yansıtan değerlerdir. Şu sancılı dönemde köken ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin, özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı güçlü biçimde vermek durumundayız. Tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz. “OYUNA GELMEK İHANET OLACAKTIR” Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahane ile olursa olsun, hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın; nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez. YÜZYILIN KONUT PROJESİNDE İLK TESLİMAT 2027 MART AYINDA Eser ve hizmet siyasetiyle vatandaşlarımızın gönlüne girmek için çalışıyoruz. Geçen hafta cumartesi günü çok önemli bir adım attık. 24 Ekim'de 81 ilimizde 500 bin sosyal konut kazandıracak Yüzyılın Konut Projesi'ni paylaşmıştık. Halkımız yoğun bir ilgi gösterdi, 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Hemen kolları sıvadık. 29 Aralık itibariyla kura süreçlerimizi başlattık. Dört ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik. Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Hedefimiz evlerimizi hızla inşa etmek. 2027 Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını teslim edeceğiz. “ESERLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ” İstanbul'da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarla TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kurada ismi çıkan vatandaşlarımızın gözleri aydın olsun, güle güle otursunlar. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat asrın felaketinin izlerini üç yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz. "GERİLİM SİYASETİYLE İŞİMİZ OLMAZ" Hizmet eden izzet bulur prensibi bizim siyasetteki pusulamızdır. Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiç birinde yokuz. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. "SESSİZ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRDİK" 23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. CHP'YE ELEŞTİRİLER: BU MU DEMOKRASİ ANLAYIŞINIZ? CHP Genel Başkanı yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Şu derin çelişkiyi herkes görüyor; yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Basın özgürlüğünden bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığımız? Bu mu demokrasi anlayışınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler, cürmünüz kadar yer yakarsınız. “İNSAN BİR ÖZELEŞTİRİ YAPAR” Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor. 'Yolsuzluklardan arınalım' gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder... Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim; Allah bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacak. Maruz kaldığımız tüm sabotajlara rağmen süreçte 18'inci ayı geride bıraktık. Birçok kritik eşiği aşmaya başladık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Siyasi partilerimizin desteğiyle bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir. Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Süreci zorlaştıran, yokuşa süren her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumlulukla hareket etmesini bekliyoruz. Siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclis'i tıkamasına müsade edemeyiz. Biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek meclisin çalışması demektir."

15 Temmuz genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak Haber

15 Temmuz genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak

Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak. Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek. İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde “O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek. Basın İlan Kurumu’nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor. “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek. Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Bulgaristan’da seçimin galibi kim oldu? Haber

Bulgaristan’da seçimin galibi kim oldu?

Bulgaristan’da dün yapılan genel seçimde oyların yüzde 91’i sayıldı. Bulgaristan Merkezi Seçim Komisyonu tarafından yayınlanan ilk sonuçlara göre; seçimi, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in merkez-sol eğilimli İlerici Bulgaristan (PB) Partisi kazandı. Oyların yüzde 91’inin sayılmasıyla ortaya çıkan tabloya göre İlerici Bulgaristan, oyların yüzde 44,6’sını elde ederek parlamentoda çoğunluğu sağlamayı garantiledi. Bu sonuçlara göre Radev tarafından bir ay önce kurulan parti, Bulgaristan’ın demokrasi tarihindeki en farklı seçim zaferlerinden birine imza atmış oldu. İlk sonuçlara Değişime Devam - Demokratik Bulgaristan (PP-DB) koalisyonu oyların yüzde 13,2’sini alırken, eski Başbakan Boyko Borisov liderliğindeki Bulgaristan’ın Avrupalı Geleceği için Vatandaşlar Girişimi (GERB) ise yüzde 13,3 oranında oy aldı. İlk sonuçlara göre, uzun süre ülkenin en güçlü partisi konumunda kalan GERB, 2008’den bu yana en kötü seçim performansını sergiledi. Türkleri temsil eden 2 parti parlamentoda Bulgaristan’daki Türkleri temsil eden partilerden Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ile Moskova yanlısı Yeniden Doğuş (Vazrazhdane) partisi de parlamentoya girmeye hak kazandı, ancak her iki parti de seçimde beklentilerin altında kaldı. Bulgar Sosyalist Partisi ise yakın tarihinde ilk kez yüzde 4’lük barajın altında kalarak parlamento dışı kaldı. "PB açık arayla kazandı" Eski Cumhurbaşkanı Radev, dün gece başkent Sofya’daki parti merkezinde sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde, "PB açık arayla kazandı. Bu, güvensizliğe karşı umudun, korkuya karşı özgürlüğün zaferidir" dedi. Borisov’dan Radev’e tebrik Eski Başbakan Borisov ise Radev’i seçim zaferinden ötürü tebrik ederek, "Seçimleri kazanmak bir şey, ülkenin idaresi başka bir şeydir" ifadelerini kullandı. Son 5 yılın en yüksek katılım oranı Son beş yıl içinde sekizincisi yapılan genel seçime katılım, ülkenin siyasi krizler döngüsüne girdiği 2021 yılı nisan ayından bu yana görülen en yüksek seviyede gerçekleşerek, yüzde 50 seviyesine yaklaştı. Radev, Ukrayna’ya silah tedarikine karşı Seçimlerden önce kurduğu PB ile zafere ulaşan Radev, Rusya ile ilişkilerin yenilenmesi gerektiğini savunması ve Ukrayna'ya silah tedarikine yönelik eleştirileri ile biliniyor. Rumen Radev, AB üyeliğine karşı çıkan siyasi çizgisiyle biliniyor 62 yaşındaki asker kökenli siyasetçi, parlamento seçimlerine katılmak üzere cumhurbaşkanlığından istifa etmiş ve seçim kampanyasını yoksulluk ve enflasyonu önleme ve mafyanın ülke siyasetindeki etkisini ortadan kaldırma vaatleri üzerine kurmuştu. Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarına itiraz eden ve komşu ülke Kuzey Makedonya’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine karşı çıkan siyasi çizgisiyle bilinen Rumen Radev, Bulgaristan’ın euroya geçişine de açık bir şekilde itiraz etmişti. Diğer yandan Radev, ülkenin AB ve NATO üyeliğinin sürdürülmesini desteklemiş ve zaman zaman Rusya’yı eleştirmişti. Eski bir hava kuvvetleri komutanı olan Radev, 2016 yılında Moskova’ya yakın çizgideki Bulgar Sosyalist Partisi’nin desteğiyle cumhurbaşkanı seçilerek siyasete girmişti. 2021’de yeniden seçilen Radev, görev süresinin 2027’de dolacak olmasına rağmen ocak ayında istifa etmiş ve mart ayında İlerici Bulgaristan (PB) partisini kurmuştu.

Bursa'da siyasi deprem: Başkan Aslan'dan iki tarafa eleştiri Haber

Bursa'da siyasi deprem: Başkan Aslan'dan iki tarafa eleştiri

YeniDönem Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Mustafa Bozbey’in tutuklanma süreci üzerinden Türkiye’de siyasete olan güven sorununu gündeme taşıdı. Aslan, “Siyasete güven mekanizmasını nasıl oluşturacaksınız? Güveni oluşturabilmeniz için siyasi geçmişinizin lekeli olmaması lazım. Söylediğiniz sözün itibarı olması lazım” diyerek siyasette temiz geçmiş ve güçlü iradenin önemine vurgu yaptı. 'BİLE BİLE LADESTİR' Sürecin iki yönlü değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aslan, “Bu tür mevzulara iki yönlü bakmak zorundayız; bir esas, bir de usul üzerinden. Esas malumun ilanı, veriler ortadadır. Ama esas üzerinden yürütülürken de usule dikkat etmek lazım. Bazen usul, esası zora sokabiliyor” dedi. Bozbey’e yönelik iddiaların geçmişine dikkat çeken Aslan, sürecin zamanlamasını sorguladı: “2017’ye dayanan bir dava söz konusu. Bu iddialar o dönem de vardı, süreç başlamıştı. Peki görünen bir durumken neden aday yapıldı? Bu, CHP’nin kendi içinde sorgulaması gereken bir sorudur. Bile bile ladestir. Öte yandan böyle bir iddia varsa neden 8 yıl bekletildi? Millet vicdanında bu, adaletin gecikmesi anlamına gelir.” MİLLET VİCDANI VURGUSU 'Yetim hakkı' vurgusu yapan Aslan, “Eğer yetim hakkına dokunulduysa bunun hesabı gecikmeden sorulmalıdır. Buna adalet deriz. Ama 8 yıl sonra düğmeye basılması ciddi soru işaretleri doğuruyor” ifadelerini kullandı. Aslan sürecin usul yönüne dikkat çekerek, “Esasen haklı olduğunuz davalarda usulden haksız tarafa düşüyorsunuz” diyerek yargılama sürecinin işleyişine eleştiri getirdi. Toplum vicdanının önemine işaret eden Aslan, “Millet vicdanında temizlemediğiniz sürece, adaletiniz karşılık bulmaz. Adaletle hükmetmeyenlere toplum içinde ne denir, bunu herkes düşünmeli” dedi. SİYASİ ORGANİZASYON Aslan denetim mekanizmalarının yetersizliğini de gündeme taşıyarak, şu soruyu yöneltti: “Sayın Bozbey bunu yaparken denetim mekanizması neredeydi? Eğer devlet denetim mekanizması zamanında devreye girseydi bu süreç siyasi bir organizasyon gibi algılanmazdı.” Geçmişte görevden alınan belediye başkanlarını hatırlatan Aslan iktidar kanadına da eleştiriler yönelterek, “Siz kendi iktidar döneminizde üç belediye başkanını görevden aldınız. Neden aldınız, topluma neden açıklamıyorsunuz? ” açıklamasında bulundu. Seçim sonuçlarına da değinen Aslan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarısının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. “Buradaki sonuç CHP’nin başarısı değil, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yerelde ve merkezi yönetimdeki başarısızlığının bir sonucudur” ifadelerini kullandı. AHLAK ÜSTÜNLÜĞÜ Kendi siyasi duruşunu da net bir şekilde ortaya koyan Aslan, dikkat çeken bir çıkış yaptı: “Ben bugün mecliste olsam, burayı CHP kazandıysa CHP’ye karşı aday çıkarmazdım. Siyasi ve ahlaki üstünlük tarafında yer alırdım. Milletin en çok ihtiyaç duyduğu şey siyasetçiye güven duymaktır. Bunu yaparsanız siyasi ahlak üstünlüğünü elde edersiniz.” Demokrasi vurgusu yapan Aslan, “Millet tarafından seçilmeyen bir yapıyı iktidara getirirseniz başarılı olma şansı yoktur. Halk bir mesaj vermiştir ve bu mesaj doğru okunmalıdır” dedi. Açıklamasının sonunda toplumdaki genel tabloya dikkat çeken Aslan, “Milletimiz siyasette güven mekanizmasını yeniden sağlayacak bir irade arıyor. Bu kirlilikte her iki taraf da zarar görür” diyerek sözlerini tamamladı.

Kurtulmuş’tan “Terörsüz Türkiye” mesajı Haber

Kurtulmuş’tan “Terörsüz Türkiye” mesajı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te görev yapan basın mensupları ile bir araya geldi. Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun çetin müzakereler sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Hemen hemen ittifakla bir rapor ortaya çıktı. Önemli bir eşiktir. Bu rapor her şey değildir. Bir yol haritası, başlangıçtır. Ortak metin, ortak yöneliştir. Ümit ediyorum kısa süre içerisinde 6.ve 7. bölümde ortaya koyduğu teklifler, ortak teklif olarak Meclise süratle gelir, önemli bir eşik daha aşılmış olur. Türkiye’nin terörle zaman kaybedecek hali yoktur. Ümit ediyorum bu olumlu tablo belli noktaya gelecek, sonuç alınacak ve Türkiye önemli bir tarihi eşiği geride bırakacak" dedi. ABD ve İsrail'in İran’a saldırıları konusunda ise Kurtulmuş, "Eğer bu dönemi tarif etmek gerekirse, güçlünün gücünü istediği gibi yaptığı orman kanunları demek mümkündür. Bizim güçlü olmamız lazım. Sadece askeri güç değil, ekonomide, toplumsal yapıda, milli olarak ortak noktaya yönelmede güçlü olmak lazım. İsrail’in zorlamasıyla ABD’nin işin içine girdiği savaş öyle görünüyor ki bir müddet daha devam edecek. Savaş devam ederse, büyük istikrarsızlık, türbülans, alt üst oluşu dünya gündemine taşıyacaktır. Bu mesele için tek yol vardı, o da diploması masasıydı. Savaş çözüm olamaz. Gecikmeden savaşın durdurulması için kimse benzinle gitmesin, herkes elindeki imkanları seferber etsin. İsrail kendisince son vuruşu yapmak istiyor. Ekimden bu yana Lübnan, Yemen'e gerekçe göstermeden saldıran İsrail değil miydi? Kendi nihai planı için adım olarak gördü. Bir önemli kişi, bölgede din savaşı hazırlığını ifade ediyor. Uyanık olmamız lazım. Yangının söndürülmesi gerek. İnsani olmayan saldırıların sona ermesi lazım. İnsani değerlerden uzak saldırılarda ilkokul öğrencileri öldürülüyor, sonra ABD füzeleri ile vurulduğu tespit ediliyor. Bu kabul edilemez, savaşta kaybeden hep kadın, yaşlı oluyor. Bu savaşın bölgede ağır bedeller ödettireceğine eminiz. Devlet olarak bütün birimlerimizle Türkiye’nin korunması, istikrar adası olarak yola devam etmesi için kurumlar mücadele ediyor. Bu türbülansa Türkiye asla çekilemeyecektir. Kendi iç cephesini tahkim ederek güçlü şekilde ayakta tutacaktır" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.