TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan biri de vahşi, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş sırasında, vahşi, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet, sermaye sahiplerinin, bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç 10, 100 milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır." dedi.
Haber Giriş Tarihi: 15.05.2026 17:52
Haber Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 18:02
Kaynak:
(BÜLTEN)
Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı Konferansı"nda yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin en önemli ortak arayışlarından küresel adalet arayışının aslında adalet, hakkaniyet ve insani değerlerin yaygınlaşması meselesi olduğunu söyledi.
Her dönemde adalet arayışının, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çifte standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat maşeri vicdan tarafından, ortak bir duygu olarak geliştirildiğini, bu sayede insan onurunun korunarak bugüne kadar gelebildiğini aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"İçinde yaşadığımız çağın da fevkalade zor bir dönem olduğunu hepimiz biliyoruz. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başlandığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye, Türkiye'nin aydınları, Türkiye'nin insan ve vicdan sahibi insanları olarak, hepimizin ortak vazifesi olmalıdır."
Kurtulmuş, günümüzde iki alanda adaletsizlik meselesinin öne çıktığına, küresel ölçekteki ekonomik adaletsizliklerin bunlardan biri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Gelir dağılımı adaletsizlikleri, dünyanın farklı yerlerinde, farklı bölgelerde, zenginle fakir arasındaki uçurumun her geçen gün daha fazla artması, özellikle yeni birtakım gelişmeler, mesela küresel iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak bir takım kuraklık ve iklim krizlerinin ortaya çıkmasıyla açlık, kıtlık ve susuzluk gibi yeni tanıştığımız güçlü gelişmelerin ortada olması, maalesef gelir dağılımı adaletsizliğini tam manasıyla bir yoksunluk haline dönüştürmektedir. Sadece fakir ve yoksul ülkeler arasındaki fark değil, zengin ülkelerin arasındaki gelir eşitsizliği de dünyanın en önemli meselelerindendir. Dünyada bu kadar çok mesele varken kendi düzenlerini hiç bozmayan, özellikle finans kapitalizmi üzerinden zenginliklerine zenginlik katan çok azınlıkta olan birtakım çevrelerin varlığı ve gücü de aslında küresel ölçekteki bu eşitsizliği giderek artırmaktadır."
Kurtulmuş, dünya nüfusunun yüzde 1'ini teşkil eden dünyanın en zenginlerinin dünyadaki toplam servetin yüzde 50'sine sahip olduğunu dile getirerek, "Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmedik. Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Bu, insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir." dedi.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10'unun mutlak yoksulluk içinde olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan biri de vahşi, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş sırasında, vahşi, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet, sermaye sahiplerinin, bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç 10, 100 milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır. Baktığımızda sadece savaşa ait güncel gelişme zannettiğimiz bir şey, aslında petrol, sermaye piyasalarında ya da dünya borsalarında ne tür dalgalanmalara neden oluyor? Hürmüz Boğaz ile ilgili söylenen iki çift lafın, acaba vahşi kapitalizmin elinde, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü, maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz."
Kurtulmuş, vahşi, vampir kapitalizmin önlenebilmesinin önemine değinerek, bunun insanlık için ortak ve büyük bir felaket olduğunun altını çizdi.
"Azgın ve etkin bir şekilde dünya ekonomisini yöneten, vampir ve azgın kapitalizmin mutlaka dizginlenmesi, sınırlarının belirlenmesi ve savaş baronu olarak da faaliyet süren bu azgın kapitalizmin unsurlarının dizginlenmesi lazım." diyen Kurtulmuş, ekonomik olarak dünyayı yönettiği zannedilen Dünya Bankası, IMF gibi küresel ekonomik kurumların hemen hemen hiçbirinin bir fonksiyon icra edemediğini, tanımlanmış görevlerini yerine getiremediğini söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küresel adalet arayışının en temel hususlarından birisinin, yeni bir ekonomik mimarinin kurulması olduğunu ifade etmek isterim. Dünyanın yeni bir küresel ekonomik mimariye ihtiyacı vardır. Fonksiyon gören sadece zenginlere değil, sadece zenginlerin içerisindeki baronlara değil, bütün halklara, bütün insanlığa hizmet edecek küresel ekonomik kurumların kurulması gerekir. Bunu söyleyince 'Sadece Afrika'nın, Asya'nın yoksul insanları, bu konudan şikayetçidir.' anlamı çıkmasın. Bugün ne yazık ki dünyanın bu gidişatı karşısında refah seviyeleri çok yüksek ve umut seviyeleri o kadar düşük nice milletler vardır. Bu gördüğümüz küresel çelişkileri, adaletsizlikleri, haksızlıkları gören, refah seviyeleri çok yüksek ama hiçbir umudu kalmamış halkların fevkalade ciddi şekilde yer tuttuğunu görüyoruz. Avrupa'nın çok gelişmiş milletlerinin hemen hemen çoğundaki ortak duygunun, geleceğe ilişkin umutsuzluk olduğunun da altını çizmek isterim. Hatta ekonomik geleceklerinin de büyük bir umutsuzluk içerdiğini düşünürler."
Yeni bir ekonomik mimari ihtiyacı için çalışmak, çabalamak ve dünyaya örnek olmanın Türkiye'nin üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bunu yapacak imkana da fikre de sahip olunduğunu belirtti.
"Haksızlıkların durdurulabilmesi için yeni bir sese ihtiyaç vardır"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyada adaletsizlik konusundaki ikinci temel meselenin ise küresel siyasi mimariyi ilgilendiren adaletsizlikler ve düzensizlikler olduğuna işaret etti.
Bugün dünyada savaşların, çatışmaların, soykırımın, insan hak ve onurunun ayaklar altına alınmasının günlük ahval-i adiyeden işler haline geldiğini aktaran Kurtulmuş, dünyadaki bu haksızlıklara karşı duracak bir küresel sistemin olmadığını vurguladı.
Savaşları sona erdirmesi, barışı tesis etmesi gereken BM'nin işlevsizliğine dikkati çeken Kurtulmuş, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında İsrail'in yaklaşık üç senedir süren insanlık dışı saldırıları ve soykırımı karşısında BM'nin ne karar alabildiğini ve hangi kararı uygulama fırsatı bulabildiğini sordu.
Kurtulmuş, "BM Genel Sekreteri Sayın Guteres'in bile Refah Sınır Kapısı'ndan içeri sokulmadığı bir dünyada Birleşmiş Milletlerin ne önemi vardır ne fonksiyonu vardır?" dedi.
NATO'dan AB'ye kadar dünyanın bütün siyasal kurumlarının kendileri için yeni bir rota arayışında olduğunun görüldüğünü dile getiren Kurtulmuş, "Dünyadaki bu haksızlıkların durdurulabilmesi için yeni bir sese, yeni bir soluğa ihtiyaç vardır. Çünkü küresel siyasal mimarinin önce kurumları çökmüş, arkasından kuralları yerle bir edilmiş ve şimdi de terminolojisi geçersiz hale gelmiştir. Barışın, insan haklarının, ülkelerin egemen eşitliğinin ve uluslararası alanda kullandığımız hiçbir terminolojinin artık bir kıymet-i harbiyesi yoktur." diye konuştu.
Kurtulmuş, insan haklarından söz edenlerin Gazze'deki çocukların haklarından bahsetmediklerini, bahsedilmesinden de rahatsızlık duyduğunu belirtti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesinin yakalama kararının bulunduğunu ancak uluslararası hava sahasıyla istediği yere gidebildiğini ifade eden Kurtulmuş, "Bir ülkeye gidiyor, parlamentosunda konuşma yapıyor. Hani gözaltı kararı vardı? Üçüncü dünyadan bir ülkenin lideri bunu yapsa gittiği ilk yurt dışı seyahatinde derdest edilir, elleri kelepçeyle arkaya bağlanır içeri atılırdı. Hangi kural, hangi uluslara hukuk... Bütün bunların hepsinin yerle bir edildiğini görüyoruz. Sadece biz görmüyoruz. Dünyanın her yerinde vicdan ve insan, insaf sahibi insanlar, yani insanlık cephesi olarak tanımladığımız büyük kitleler de bu vahşete, bu vahşetin sahiplerine, bu çifte standardın sahiplerine, bu vahşilerin koruyucularına karşı seslerini yükseltmeye devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Lamine Yamal ve arkadaşlarını tebrik ediyorum"
İspanya'da lig şampiyonluğu kutlamaları sırasında Filistin bayrağını kaldırarak Gazze ile dayanışma mesajı veren Barcelona'nın yıldız futbolcusu Lamine Yamal'ı tebrik eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Lamine Yamal'ın Barcelona'nın şampiyonluk kutlamasında Filistin bayrağını sallayarak o kutlamalara coşku vermesi, o kutlamalarda mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi, insanlık için bir şeref vesilesidir. Lamine Yamal ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. İstediğiniz baskıyı kurun, istediğiniz gücünüz olsun, durdurun bakalım Lamine Yamal'ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz, Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal, daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur, en iyi oyuncusudur. Adamlar alışmışlar, yeri geldiğinde sözle korkutacaklar. İsrail'in Siyonist, eli kanlı bir savunma bakanı kalkıyor ve buna karşı bir demeç veriyor. Arkasından, onu da saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz, İspanya'nın şahsiyetli Başbakanı Sayın Sanchez, kalkıyor diyor ki, 'Lamine Yamal'ı tebrik ediyoruz. Lamine Yaman'ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, göz bebeğidir.' Haydi önleyin bakalım insanlığın vicdanını, hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat, adalet arayışını."
"Büyük mesafeler aldık, büyük merhaleler kat ettik"
Türk milletinin her zaman mazlumun yanında zalimin karşısında durduklarını belirten Kurtulmuş, "Bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezi, Allah'ın izniyle Türkiye olacaktır. Zaten olmaya başlamıştır." dedi.
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere katıldıkları her uluslararası toplantıda küresel adalet arayışının sözcüsü olmaya, "Dünya beşten büyüktür." demeye devam edeceklerini vurguladı.
Osmanlı Devleti'nin henüz ufak bir obayken hedefinin Avrupa olduğunu, bu hedef doğrultusunda bir dünya devleti olduğunu anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Osmanlı, hedefini Avrupa'ya, dünyaya döndürdü ve dünya devleti oldu. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu, hiç abartısız söylüyorum. Bir dünya devleti olmadan önceki kuruluş aşamasında gibiyiz. Osmanlı Cihan Devleti'nin Domaniç'teki, Oylat'taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur. Büyük mesafeler aldık, büyük merhaleler kat ettik. Dünyanın dört bir tarafında savunma sanayimiz, diğer yüksek teknolojilerimiz, öğretim kurumlarımız başta olmak üzere, her alanda büyük mesafeler aldık ama Türkiye'nin en çok mesafe aldığı alan, arkada yazılı olandır. Türkiye, küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah'ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır.
"Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye'nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz." diyen Kurtulmuş, dünya devleti olmanın hesabını yaparak, yola devam edeceklerini söyledi.
Kurtulmuş, bu sene TBMM himayesinde, 12 Haziran'da, Çanakkale'de, Osmanlı'nın Rumeli'ye geçişinin yıl dönümü dolayısıyla bir etkinlik düzenleyeceklerini, bu etkinliğin geleneksel hale gelmesini ümit ettiğini de sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TBMM Başkanı Kurtulmuş BUÜ'de konuştu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan biri de vahşi, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş sırasında, vahşi, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet, sermaye sahiplerinin, bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç 10, 100 milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır." dedi.
Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı Konferansı"nda yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin en önemli ortak arayışlarından küresel adalet arayışının aslında adalet, hakkaniyet ve insani değerlerin yaygınlaşması meselesi olduğunu söyledi.
Her dönemde adalet arayışının, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çifte standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat maşeri vicdan tarafından, ortak bir duygu olarak geliştirildiğini, bu sayede insan onurunun korunarak bugüne kadar gelebildiğini aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"İçinde yaşadığımız çağın da fevkalade zor bir dönem olduğunu hepimiz biliyoruz. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başlandığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye, Türkiye'nin aydınları, Türkiye'nin insan ve vicdan sahibi insanları olarak, hepimizin ortak vazifesi olmalıdır."
Kurtulmuş, günümüzde iki alanda adaletsizlik meselesinin öne çıktığına, küresel ölçekteki ekonomik adaletsizliklerin bunlardan biri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Gelir dağılımı adaletsizlikleri, dünyanın farklı yerlerinde, farklı bölgelerde, zenginle fakir arasındaki uçurumun her geçen gün daha fazla artması, özellikle yeni birtakım gelişmeler, mesela küresel iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak bir takım kuraklık ve iklim krizlerinin ortaya çıkmasıyla açlık, kıtlık ve susuzluk gibi yeni tanıştığımız güçlü gelişmelerin ortada olması, maalesef gelir dağılımı adaletsizliğini tam manasıyla bir yoksunluk haline dönüştürmektedir. Sadece fakir ve yoksul ülkeler arasındaki fark değil, zengin ülkelerin arasındaki gelir eşitsizliği de dünyanın en önemli meselelerindendir. Dünyada bu kadar çok mesele varken kendi düzenlerini hiç bozmayan, özellikle finans kapitalizmi üzerinden zenginliklerine zenginlik katan çok azınlıkta olan birtakım çevrelerin varlığı ve gücü de aslında küresel ölçekteki bu eşitsizliği giderek artırmaktadır."
Kurtulmuş, dünya nüfusunun yüzde 1'ini teşkil eden dünyanın en zenginlerinin dünyadaki toplam servetin yüzde 50'sine sahip olduğunu dile getirerek, "Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmedik. Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Bu, insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir." dedi.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10'unun mutlak yoksulluk içinde olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan biri de vahşi, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş sırasında, vahşi, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet, sermaye sahiplerinin, bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç 10, 100 milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır. Baktığımızda sadece savaşa ait güncel gelişme zannettiğimiz bir şey, aslında petrol, sermaye piyasalarında ya da dünya borsalarında ne tür dalgalanmalara neden oluyor? Hürmüz Boğaz ile ilgili söylenen iki çift lafın, acaba vahşi kapitalizmin elinde, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü, maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz."
Kurtulmuş, vahşi, vampir kapitalizmin önlenebilmesinin önemine değinerek, bunun insanlık için ortak ve büyük bir felaket olduğunun altını çizdi.
"Azgın kapitalizmin unsurlarının dizginlenmesi lazım"
"Azgın ve etkin bir şekilde dünya ekonomisini yöneten, vampir ve azgın kapitalizmin mutlaka dizginlenmesi, sınırlarının belirlenmesi ve savaş baronu olarak da faaliyet süren bu azgın kapitalizmin unsurlarının dizginlenmesi lazım." diyen Kurtulmuş, ekonomik olarak dünyayı yönettiği zannedilen Dünya Bankası, IMF gibi küresel ekonomik kurumların hemen hemen hiçbirinin bir fonksiyon icra edemediğini, tanımlanmış görevlerini yerine getiremediğini söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küresel adalet arayışının en temel hususlarından birisinin, yeni bir ekonomik mimarinin kurulması olduğunu ifade etmek isterim. Dünyanın yeni bir küresel ekonomik mimariye ihtiyacı vardır. Fonksiyon gören sadece zenginlere değil, sadece zenginlerin içerisindeki baronlara değil, bütün halklara, bütün insanlığa hizmet edecek küresel ekonomik kurumların kurulması gerekir. Bunu söyleyince 'Sadece Afrika'nın, Asya'nın yoksul insanları, bu konudan şikayetçidir.' anlamı çıkmasın. Bugün ne yazık ki dünyanın bu gidişatı karşısında refah seviyeleri çok yüksek ve umut seviyeleri o kadar düşük nice milletler vardır. Bu gördüğümüz küresel çelişkileri, adaletsizlikleri, haksızlıkları gören, refah seviyeleri çok yüksek ama hiçbir umudu kalmamış halkların fevkalade ciddi şekilde yer tuttuğunu görüyoruz. Avrupa'nın çok gelişmiş milletlerinin hemen hemen çoğundaki ortak duygunun, geleceğe ilişkin umutsuzluk olduğunun da altını çizmek isterim. Hatta ekonomik geleceklerinin de büyük bir umutsuzluk içerdiğini düşünürler."
Yeni bir ekonomik mimari ihtiyacı için çalışmak, çabalamak ve dünyaya örnek olmanın Türkiye'nin üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bunu yapacak imkana da fikre de sahip olunduğunu belirtti.
"Haksızlıkların durdurulabilmesi için yeni bir sese ihtiyaç vardır"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyada adaletsizlik konusundaki ikinci temel meselenin ise küresel siyasi mimariyi ilgilendiren adaletsizlikler ve düzensizlikler olduğuna işaret etti.
Bugün dünyada savaşların, çatışmaların, soykırımın, insan hak ve onurunun ayaklar altına alınmasının günlük ahval-i adiyeden işler haline geldiğini aktaran Kurtulmuş, dünyadaki bu haksızlıklara karşı duracak bir küresel sistemin olmadığını vurguladı.
Savaşları sona erdirmesi, barışı tesis etmesi gereken BM'nin işlevsizliğine dikkati çeken Kurtulmuş, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında İsrail'in yaklaşık üç senedir süren insanlık dışı saldırıları ve soykırımı karşısında BM'nin ne karar alabildiğini ve hangi kararı uygulama fırsatı bulabildiğini sordu.
Kurtulmuş, "BM Genel Sekreteri Sayın Guteres'in bile Refah Sınır Kapısı'ndan içeri sokulmadığı bir dünyada Birleşmiş Milletlerin ne önemi vardır ne fonksiyonu vardır?" dedi.
NATO'dan AB'ye kadar dünyanın bütün siyasal kurumlarının kendileri için yeni bir rota arayışında olduğunun görüldüğünü dile getiren Kurtulmuş, "Dünyadaki bu haksızlıkların durdurulabilmesi için yeni bir sese, yeni bir soluğa ihtiyaç vardır. Çünkü küresel siyasal mimarinin önce kurumları çökmüş, arkasından kuralları yerle bir edilmiş ve şimdi de terminolojisi geçersiz hale gelmiştir. Barışın, insan haklarının, ülkelerin egemen eşitliğinin ve uluslararası alanda kullandığımız hiçbir terminolojinin artık bir kıymet-i harbiyesi yoktur." diye konuştu.
Kurtulmuş, insan haklarından söz edenlerin Gazze'deki çocukların haklarından bahsetmediklerini, bahsedilmesinden de rahatsızlık duyduğunu belirtti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesinin yakalama kararının bulunduğunu ancak uluslararası hava sahasıyla istediği yere gidebildiğini ifade eden Kurtulmuş, "Bir ülkeye gidiyor, parlamentosunda konuşma yapıyor. Hani gözaltı kararı vardı? Üçüncü dünyadan bir ülkenin lideri bunu yapsa gittiği ilk yurt dışı seyahatinde derdest edilir, elleri kelepçeyle arkaya bağlanır içeri atılırdı. Hangi kural, hangi uluslara hukuk... Bütün bunların hepsinin yerle bir edildiğini görüyoruz. Sadece biz görmüyoruz. Dünyanın her yerinde vicdan ve insan, insaf sahibi insanlar, yani insanlık cephesi olarak tanımladığımız büyük kitleler de bu vahşete, bu vahşetin sahiplerine, bu çifte standardın sahiplerine, bu vahşilerin koruyucularına karşı seslerini yükseltmeye devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Lamine Yamal ve arkadaşlarını tebrik ediyorum"
İspanya'da lig şampiyonluğu kutlamaları sırasında Filistin bayrağını kaldırarak Gazze ile dayanışma mesajı veren Barcelona'nın yıldız futbolcusu Lamine Yamal'ı tebrik eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Lamine Yamal'ın Barcelona'nın şampiyonluk kutlamasında Filistin bayrağını sallayarak o kutlamalara coşku vermesi, o kutlamalarda mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi, insanlık için bir şeref vesilesidir. Lamine Yamal ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. İstediğiniz baskıyı kurun, istediğiniz gücünüz olsun, durdurun bakalım Lamine Yamal'ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz, Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal, daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur, en iyi oyuncusudur. Adamlar alışmışlar, yeri geldiğinde sözle korkutacaklar. İsrail'in Siyonist, eli kanlı bir savunma bakanı kalkıyor ve buna karşı bir demeç veriyor. Arkasından, onu da saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz, İspanya'nın şahsiyetli Başbakanı Sayın Sanchez, kalkıyor diyor ki, 'Lamine Yamal'ı tebrik ediyoruz. Lamine Yaman'ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, göz bebeğidir.' Haydi önleyin bakalım insanlığın vicdanını, hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat, adalet arayışını."
"Büyük mesafeler aldık, büyük merhaleler kat ettik"
Türk milletinin her zaman mazlumun yanında zalimin karşısında durduklarını belirten Kurtulmuş, "Bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezi, Allah'ın izniyle Türkiye olacaktır. Zaten olmaya başlamıştır." dedi.
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere katıldıkları her uluslararası toplantıda küresel adalet arayışının sözcüsü olmaya, "Dünya beşten büyüktür." demeye devam edeceklerini vurguladı.
Osmanlı Devleti'nin henüz ufak bir obayken hedefinin Avrupa olduğunu, bu hedef doğrultusunda bir dünya devleti olduğunu anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Osmanlı, hedefini Avrupa'ya, dünyaya döndürdü ve dünya devleti oldu. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu, hiç abartısız söylüyorum. Bir dünya devleti olmadan önceki kuruluş aşamasında gibiyiz. Osmanlı Cihan Devleti'nin Domaniç'teki, Oylat'taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur. Büyük mesafeler aldık, büyük merhaleler kat ettik. Dünyanın dört bir tarafında savunma sanayimiz, diğer yüksek teknolojilerimiz, öğretim kurumlarımız başta olmak üzere, her alanda büyük mesafeler aldık ama Türkiye'nin en çok mesafe aldığı alan, arkada yazılı olandır. Türkiye, küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah'ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır.
"Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye'nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz." diyen Kurtulmuş, dünya devleti olmanın hesabını yaparak, yola devam edeceklerini söyledi.
Kurtulmuş, bu sene TBMM himayesinde, 12 Haziran'da, Çanakkale'de, Osmanlı'nın Rumeli'ye geçişinin yıl dönümü dolayısıyla bir etkinlik düzenleyeceklerini, bu etkinliğin geleneksel hale gelmesini ümit ettiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak: (BÜLTEN)
En Çok Okunan Haberler
Bakan Ersoy’dan tarihi eser kaçakçılığı operasyonları hakkında açıklama
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa'da STK temsilcileriyle bir araya geldi
Öğrenci servisi şarampole uçtu: 3 ölü, 7 yaralı
TBMM Başkanı Kurtulmuş BUÜ'de konuştu
Nilüfer’de 'Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor' semineri
Yenişehir’de tarımda dijital dönüşüm
Başkan Aydın Demirtaşlılarla bir araya geldi
Numan Kurtulmuş: Dünyanın yeni ekonomik mimariye ihtiyacı var